14° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Beşikci: “Milletimize borcumuzu ödemeye çalışıyoruz”

Diyarbakır - 9 Kasım 2020 07:45 A A

Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan V. Murat Beşikci, Devletin imkanları ile yetiştiğinin altını çizerek “Milletimize borcumuzu ödemeye çalışıyoruz. Bizim bakış açımız hiçbir zaman siyasi bir bakış açısı olmadı. Vatandaşımızı hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, hangi inanca inanırsa inansın Türk, Kürt, Zaza, Laz ve Çerkez olsun hiç umursamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimlik kartını taşıyan ve Vatandaşı olan herkes bizim için kıymetli ve değerlidir” dedi.

“O ALGIYI YIKACAĞIMA SÖZ VERDİM”

Diyarbakır’a geldiğinde ilk izleniminin devlet ile vatandaş arasında sadece bürokrattan kaynaklanan bir kusur olduğunu ifade eden Beşikci, “Ama çok farklı nedenleri ve gerekçeleri var. Devlet kurumları ile vatandaşlar arasında bariyerlerin girdiğini, vatandaşın Kaymakamı ile görüşmek için büyük bir çekince duyduğunu araya aracı koyması gerektiğini gördüm. Bu algıyı en azından ben kendi ilçemde görev yaptığım süreçte bu algı yıkacağım. Vatandaşıma şunu söyleteceğim; “Bu makam, bu Kaymakamlık, şehir, ülke, bu toprak, bu bayrak ve bu vatan benim. Buraya gelen adam benim hizmetkârım. Bizden başkası değil benim ailemde büyümüş, benim sokağım da büyümüş, benim yetiştirdiğim benim çıkarttım bir isim. Nitekim bizlerde İstanbul’da Boğaz manzaralı yalı da büyümedik. Çorum İskilip’te büyüdüm” diye konuştu.

“KAYMAKAMLIK MESLEĞİNDE 15 YILI GERİDE BIRAKTIM”

Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan V. Murat Beşikci ile yapılan röportajın detayı şöyle;

“Kaymakamlık Mesleğimde 15 yılı geride bıraktım. Türkiye’nin hemen hemen bütün coğrafik bölgelerinde çalıştım. Karadeniz’den, Akdeniz’e, Ege’den doğu Anadolu’ya, Türkiye’nin en güzel kenti Güneydoğu’nun incisi Diyarbakır’da çalışarak, Güneydoğu Anadolu’daki eksikliğimizi tamamladık.  Türkiye’nin çok farklı ilçelerinde çalışmak bizim mesleğin çok büyük kazanımları getirdiği tarafı çok farklı kültürleri tanıyoruz, o kadar büyük bir coğrafyayız ki o kadar çok kültürlerimiz var ki bazen aynı İl’in farklı ilçeleri arasında aynı ilçenin farklı mahalleleri arasında çok farklı kültürel zenginlikler ve çeşitlilikler var.

“DİYARBAKIR’IN BENİM İÇİN ÖZEL BİR YERİ VARDI”

Diyarbakır’da bizim bilmediğimiz, tanımadığımız bir şehir değildi elbette. Diyarbakır’ın benim için özelde bir yeri vardır. Üniversitede çok samimi arkadaşlarım, kıymetli dostlarım Diyarbakırlıydı. Diyarbakır, daha önce gezme amacıyla geldiğim bir şehirdi. Tabi meslek icabı biz buraya bilerek, isteyerek, talep ederek gelmedik. Başta Cumhurbaşkanımız, Hükümetimiz, İçişleri Bakanımız bizleri buraya görevlendirdiler. Bizim içinde sürpriz oldu ama ilk ismimizi kararnamede Diyarbakır/Yenişehir olarak gördükten sonra gerçekten büyük bir heyecan ve mutluluk duyduk. Diyarbakır gibi kritik ve önemli bir kente layık görülmekte bizim bir onur verici bir durumdu. Böyle çok büyük bir heyecanla Diyarbakır’a geldik.

“BİR BEKLENTİ VE BÜYÜK BİR KEYİFLE DİYARBAKIR’A GELDİK”

Önceden buralarda çalışan arkadaşlarımız, Vali yardımcılığı yapan arkadaşlarımız vardı. Kendilerinin anlattıkları daha büyük heyecan verdi. Bir beklenti içerisinde büyük bir keyifle geldik. Geldikten sonra bu izlenimlerin değiştiğini ama olumlu yönde değiştiğini gördük. Keyifle, aşkla, sevgiyle çalıştığımız bir kent ortamıyla karşılaştık. İnsanda ister istemez buna layık olmak istiyor. Diyarbakır maalesef Türkiye gündemini Hatta dünya gündemine hep terörle olarak gelmiş bir kent idi. Burayı bilmeyenler tanımayanlar burayı bir savaş meydanı ikliminde kalmış bir kent olarak görüyorlardı. Ama Diyarbakır Bence bu iklimden son derece uzak bir yerdir.

“DİYARBAKIR ORTADOĞU’NUN EN ÖNEMLİ KENTLERİNDEN BİRİDİR”

Türkiye’nin en güzel ilk beş kenti arasına girebilecek potansiyel olarak insan kitlesi olarak doğası,  çevresi, kültürü ile dini değerleriyle, medeniyeti, geçmişi ve medeniyetiyle belki de İstanbul’dan sonra en çok kültürel değeri, en çok koruma altındaki yapılarıyla,  peygamberler ve sahabeler kabirlerini barındıran bir kent. Sadece Türkiye’nin değil belki Ortadoğu’nun, Anadolu coğrafyasının Mezopotamya’nın en önemli kentlerinden birisidir. O yüzden burada çalışmak bir ayrıcalıktır. Ayrıca bölge halkı çok çalışan, kendini halkına adamış, onların içinden çıkmayan; ‘Ben sizin hizmetkarınızım, sizin için geldim bakış açımız budur’ diyen bürokrata ve yöneticiye karşı da müthiş bir teveccühü var. Böyle davrandığınızda sizleri el üstünde tutuyor.

“VATANDAŞ VE DEVLET ARASINDA KÖPRÜYÜ YENİDEN İNŞAA ETTİK”

Diyarbakır’a geldiğimden bu yana, göreve başladığımda kendime şöyle bir hedef koydum; tabi o zaman sadece Kaymakam olarak başladım. Kaymakamlar, biliyorsunuz daha böyle bütçeli kuruluşlar değil. İlçedeki kamu kurumların eşgüdümlerini sorgulayan, kurgulayan ve koordinasyonunu sağlayan, vatandaşların kamu kurumları nezdinde ki problemlerini çözen, kamu kurumlarının daha etkin ve verimli çalışmalarını sağlayan Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin ilçedeki temsilcisidir. Buraya geldiğimde ki ilk izlenimin tabii devlet ile vatandaş arasında sadece bürokrattan kaynaklanan bir kusur olduğunu iddia etmiyorum ama çok farklı nedenleri ve gerekçeleri var. Devlet kurumları ile vatandaşlar arasında bariyerlerin girdiğini, vatandaşın Kaymakamı ile görüşmek için büyük bir çekince duyduğunu araya aracı koyması gerektiğini, Kaymakamlığa gittiğinde güvenlik koridorlu, özel kaleminden, müdüründen görüşmesinin imkansız olduğu gibi bir izlenim sahip oldum. Bu doğru mudur? Bir açıdan doğrudur, bir açıdan belki yanlış bir izlenim. Ama algı her zaman gerçekliktir. Böyle bir algı var ve bu algıyı da gerçekten besleyen gerçeklik de var. Kendime hedef olarak bunu koydum; bu algıyı en azından görevde kaldığımda bu algıyı yıkacağım ve vatandaşıma şunu söyleteceğim; “Bu makam, bu Kaymakamlık, şehir, ülke, bu toprak, bu bayrak ve bu vatan benim. Buraya gelen adam benim hizmetkârım. Bizden başkası değil benim ailemde büyümüş, benim sokağım da büyümüş, benim yetiştirdiğim benim çıkarttım bir isim. Nitekim bizlerde İstanbul’da Boğaz manzaralı yalı da büyümedik. Çorum İskilip’te büyüdüm.

“MİLLETİMİZE BORCUMUZU ÖDEMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Devletimiz okuttu büyüttü imkân verdi bize ayağımızdaki çoraptan her şeyimize kadar devletin imkanları ile yetiştik. Borcumuzu ödemeye çalışıyoruz. Devlet dediğimiz şey de milletin ta kendisidir. Milletimize borcumuzu ödemeye çalışıyoruz. Bizim bakış açımız hiçbir zaman siyasi bir bakış açısı olmadı. Vatandaşımızı hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, inanca inanırsa inansın Türk, Kürt, Zaza, Laz ve Çerkez olsun hiç umursamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimlik kartını taşıyan ve Vatandaşı olan herkes bizim için kıymetli ve değerlidir. Aynı hassasiyeti aynı özeni göstererek bir çalışma perspektifi çizdik kendimize. O yüzden geldiğimizde geldiğim ilk günden Belediye Başkanlığı sıfatına başlamadan tabi mesaimiz biraz daha rahattı. Haftanın son günlerini öğleden sonralarını esnaf ziyaretlerine ayırdım. İlçede girmedik yer bırakmadım. Tek Bir Diyarbakırlı gitmediği gitmekte çekindiği yerlere bile gittim. Bu ziyaretlerimizin hiçbirinde olumsuz bir şeyle karşılaşmadım. Şu an Diyarbakır’ın çok farklı noktalarında çok kıymetli dostlarım var. Vatandaş da bizim bu muhabbetimizi bizim bu içtenliğimizi ve samimiyetimizi gördüğüne inanıyorum. İnsanız elbette ki hatamız ve kusurumuz olmuştur. Ama bu noktada samimiyet ve gayretle bir çalışma içerisine girdik.

“KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK LAZIM”

Vatandaşımızdan gelen her talebi bir kelime dedim vatandaşı bir tane bebeği isteği varsa zamanda Cenabı Allah’ım kutsal bir emanetidir. Emaneti neticelendirmek lazım. Olur ya da olmaz. Evet dersin hayır dersin vatandaşın isteğini ihtiyacını gideremezsin ama neticede onu sahiplenip sonucunu getirmek lazım ya da olumsuz. Kimsesizlerin kimsesi olmak lazım. Dayısı ve ya gücü olan vatandaşlardan ziyade kimsesiz, kimsesi olmayan vatandaşlara odaklanmak lazım. Benim seyyar satıcıdan Ayakkabı boyacısına kadar çok kıymetli dostlarım var Diyarbakır’da. Bir ihtiyaçları olduğunda rahat geliyorlar, gidiyorlar. Bir yere bir şey yapılacaksa ben önceliği onlara veriyorum.

“HEM KAYMAKAMLIK HEM DE BELEDİYE BAŞKANI OLMANIN ZORLUKLARI DA VAR KOLAYLIKLARI DA “

13 Kasım tarihi itibariyle Belediyede görevlendirmemiz oldu. Bizim için çok ağır bir görevdir. Almamız gereken sorumluluktur. Vatandaşlarımıza mahcup olmamak adına Kaymakam hem de belediye başkanlık görevine aynı anda yürütmenin bir yandan zorluğu, bir yandan da kolaylığı vardır. Kolaylıklarını avantaja dönüştürmeye çalışacağız. Kaymakamlıklar ve belediyeler biliyorsunuz yakın mevkidaşlık yapan kurumlardır. Kurumları aynı anda yürütmenin zorluklar da var tabii ki yoğun bir mesai gerektiriyor. Yaptığımız bu görevlerin karşısında da Devletimiz bize maddi ve manevi olarak destek veriyor. Biz de bunun karşılığını vermek için öncelikle hukuken görevimizi yapmak ardından vatandaşımızın ve Allah’ın kazanmak adına elimizden geldiğince severek yapmaya çalışıyoruz. Hizmet verdiğimiz ağırlığı belediye devraldıktan sonra da devam ettirmekte uygun bulduk. Çünkü belediye teşkilatları kaymakamlıklardan daha fazla halkla iç içe olması gereken arka kısmı daha fazla da okunması gereken kurumlardır.

“PROJE VEYA ÇALIŞMA YAPARKEN VATANDAŞIN FİKRİNİ DE SORUYORUZ”

Biz proje ve çalışma yapmadan öncesinde de sonrasında da mahalline gidiyoruz. Yaparken anlatmak da çok önemli yaptıktan sonra da anlatabilmek çok daha önemlidir. Hem tepkileri almak hem de beklentileri almak adına o kararı veriyoruz. Ofis Yeraltı Çarşısı, Sanat Sokağı, Gazi köşkü ile alakalı projelerimiz var. Sürekli her hafta esnaf ile beraberiz. Hani vatandaşımızın ve esnafımızın olurunu almadan çalışmak yürütmek istemiyorum. Sanat sokağında ki esnafım ve orada yaşayan vatandaşın beklentisi var. Geçmişin getirdiği sıkıntılar var. Hepsi birbiriyle çatışıyor. Şimdi bunları bir yerde ulaştırmanız orta yolu bulmanız lazım bulmadığımız takdirde yoğun bir kesiminde tepsinin çekersiniz. O yüzden bizim yöneticilik ve idarecilik anlayışımızın merkezine bunu oturduk. Vatandaş karar versin, insanlar karar versin. Sokaktaki vatandaşın tercihi her zaman rasyonel olmayabiliyor, rasyonel değilse, mantıklı değilse onu teknik görüşlerle besleyip dokunup vatandaşa anlatıp bir çalışma ortaya çıktıktan sonra bunu biz yaptık demelerini istiyoruz. Yanlış da bir şey çıksa bunu beraber yaptık, hatta hepimizin. Ya da bir güzellik varsa bu güzellik hepimizin demesi lazım.

“PANDEMİ SÜRECİ 1 YILLIK PROJE TAKVİMİMİZİ ETKİLEDİ”

Belediye Başkanlığımızın 6. Ayında 1 yıllık bir proje takvimi ortaya koyduk. Mart ayında başlayan pandemi süreci bizi çok olumsuz etkiledi. Pandemi sürecinin Belediyeye maddi açıdan çok büyük zorlukları oldu. Bir anda gelirlerimiz yüzde 50-60 civarında düştü. Hiç beklemediğimiz gider kalemleri ortaya çıktı. Pandemi sürecinde evlerinde çıkamayan yüzlerce binlerce vatandaşımıza yemek ve kahvaltı servislerimiz oldu. İşte elektrikli taksilerimizle sosyal hizmet projesi başlattık. Umuma çıkmasında risk olan vatandaşlarımıza özel taksi hizmeti veriyoruz. 200 haneye ulaştık.

“PANDEMİ SÜRECİNDE 180 BİN VATANDAŞIMIZA 50 MİLYON LİRA DESTEK TE BULUNDUK”

Yaşlı, engelli ya da kronik vatandaşlarımız için ekstra hizmet kalemlerimiz oldu. Tabi bunları memnuniyete yerine getirdik. Vatandaşımıza gıda paketleri ve yemek servisleri ulaştırdık. Bir yandan da gelirlerimiz düştü. Ama Pandemi sürecinin olumsuz etkilerini, hiçbir zaman yapacağımız hizmetleri bir engel ya da bahane olarak kabul etmedik. Zaten çok kısa zamanda toparladık. Belki dünyada belki de Avrupa’da bu süreci en zararla en kısa sürede atlatmak sürecinde olan ülkelerden biriyiz. Elbette ki zor bir süreç ve zorluklara devam ediyor. Yenişehir’de pandemi sürecinde 50 milyon TL yardımda bulunduk.  Pandemi sürecinde kapanmak zorunda olan Berber, Kuaför, Cafe çalışan vatandaşlarımızı da tek tek tespit ettik. Tabi Diyarbakır’da maalesef şöyle bir handikabımız var; iş yerlerimizin çoğu ruhsatsız, çalışanlarımız çoğu sigortasız ondan dolayı da bu çalışmamız yüzde 100 başarılamadı, hepsini tespit edemedik. Ama mümkün olduğunca Esnaf Odalarımız,  Vakıf müdürlüğümüz ve belediyemiz birlikte çalıştı. Mümkün olan sayıya ulaşmaya çalışarak, bunlara destek olmaya çalıştık. Biner lira defaten yardımcı olmaya çalıştık ki bu süreçte olumsuz etkilerinden elbette ki tam anlamıyla kurtarılmaz ama biz sıkıntılarını hafifletmek adına böyle bir çalışma içerisinde olduk. Bu süreçte defaten gözümüzden kaçan insanlarımız da doldu. Dolaştığımızda gördüğümüz tanıdığımızı insanlar oldu. Onlara da ulaşmaya çalıştık.

Kaymakam ve Belediye Başkan V. Murat Beşikci, Yenişehir Belediyesi olarak yaptığı çalışmaları da şöyle açıkladı:

“YENİŞEHİR’E 60 BİN TON ASFALT SERDİK”

Geçtiğimiz Haziran ayında 80 milyon TL’lik bir yatırım programı hazırladık. Bunu yapacağımızı beyan ettik. Hemen hemen çok önemli bir kısmını da tamamladık. Kısaca bu hizmetlerden de bahsetmek istiyorum. 80 bin ton sıcak asfalt hedefi ile yola çıktık. Birçok özellikle Üçkuyu, Şehitlik, Aziziye, Gürdoğan, Kooperatifler ve Fabrika mahallelerimiz belki 50 bin nüfusu olan 40 nüfusu olan Mahallelerimizde tek tek asfalt eksiklerini tespit ettik. 80 bin ton hedefi ile yola çıktık zamanı darlığından dolayı da Haziran-Temmuz ayında ancak ihale süreçlerini başlatabildiğimiz için bu süreci biraz sıkıntı yaşadık ancak, yine de 80 bin ton asfalt hedefimizin hemen hemen 60 bin tonuna ulaştık. Birçok mahallemizde asfalt çalışmalarımızı tamamladık. Bu bizim bir yıllık hedefimizdi, tabi imar yolları da vardı. İmar yollarının da zemininin altyapısını oturmamasından ötürü mecburen birkaç ay bekletmek zorunda kaldık. Bu kalan yerleri de en geç Mart ayında inşallah tamamlayacağız. Ayrıca Mart ayında da 2021’in yeni asfalt programını olarak başlatacağız. Yani belediye hizmetlerinde gönül hizmetlerinde öncülük verirken bir yandan da vatandaşın fiziki, altyapı ve sosyal tesis ihtiyaçlarını da karşılamadan olmuyor. Bunlarda her daim yapılması gereken ihtiyaçlar ve hizmetler. 150 bin metrekare parke taşı hedefiyle yola çıktık. 150 bin metre kare parke taşımızın da hemen hemen 125 bin metrekaresini tamamladık. Kendi ekiplerimiz yetmedi kimisini yapım işiyle yaptık. Kimisini kendi ekiplerimiz yaptı. Bu hedefimizi de inşallah mart veya Nisan ayında tamamlayıp, 2021 yılının programına başlayacağız.

2 TANE YEŞİL KUŞAK PROJESİ HAYATA GEÇİRİLİYOR

2 tane yeşil kuşak projemiz vardı. Trafik yoğunluğundan ötürü Elazığ yoluna paralel olan hemen tren rayına paralel bir şekilde 13 metre İntim petrolden başlayıp Seyrantepe kavşağına kadar devam eden bir yolumuz var. Bu yolların bir kısmı güvenlik nedeniyle kapalıydı. Özellikle Adliye lojmanlarının bulunduğu arka tarafı kapalıydı biz bu yolları tekrar trafiğe açtık. Artık güvenlik riskinin Diyarbakır’da çok önemli ölçüde bittiğini, bu kentteki güvenlik ve huzur ortamının Türkiye’nin diğer illerinden herhangi bir farkının olmadığını istişare ederek, sayın valimizle de talimatı ve desteğiyle buraları açtık. İhaleleri bitti şuan yapım aşamasında. Biraz geç kaldık ama yaptık. Bir bölümünü yeşil kuşak, bir bölümü yürüyüş yolu yaptık. Trafik akışının sağlanabileceği bir çalışma yaptık. En azından asfalt ve ağaçlandırma bölümünü önümüzdeki bir iki ay içerisinde tamamlayacağız.

BÖLGENİN İLK DİJİTAL KÜTÜPHANESİ AÇILDI

Gençlerimize, kadınlarımıza, engellilerimize ve yaşlılarımıza yönelik 4 konsepte millet kıraathaneleri tasarlamıştık. Birinci konsepte gençlerimizi ele aldık.

Birinci konseptimizde gençlerimizi ele aldık. Gençlerimize dedik ki; ne iduğu belirsiz mekanlara gidip playstoyn oynayacağınıza, İnternet kafelere takılacağınıza gelin bizim mekanlarımıza hem dersini çalışsın, hem interneti olsun hem bilgisayarın olsun, kitabını okusun, hem playstation oynasın hem bilardo oynasın. Bir bölümünde eğlensin bir bölümünde de ders çalışsın dedik. Ofiste Kaymakamlığımızın altında Bölgemizin ilk dijital kütüphanesini açtık. Bu kütüphanede gençlerimiz elektronik kitap okuyucularda daha önceden yüklenmiş soru bankaları, çalışma kitaplarında elektronik ortamlarda testini çözecek, kitabını okuyacak. 100’lerce binlerce kitap alıp kağıt israfı yapacağımıza bir elektronik kitap okuyucuda bir elektronik kalemle yazıp çizip kapattığında hepsi sıfırlanacak, aynı soruları aynı çalışma ve okuma kitaplarını farklı binlerce öğrencimiz çözecek. Bu mekânlarımız aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz çay, kahve, pasta ve kurabiye gibi imkânlarımızda olacak. Öğrencilerimizi bu mekânımızda üyelik sistemi ile yararlandıracağız. Bunun karşılığında da gençlerimiz sosyal içerikli programlara aktif olarak katılacaklar. Kimileri seminerlerimize, derslerimize katılacak, kimilerine diyeceğiz ki, bu hafta yaşlılar haftasında yaşlılarımızı ziyaret edelim, engelli haftasında engelli kardeşlerimizi ziyaret edelim, onların hal ve hatırını soralım diyeceğiz. Buradan faydalananlara böyle bir yükümlülük sağlayacağız.

65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLARA İKİNCİ BAHAR MİLLET KIRAATHANESİ

65 yaş üstü vatandaşlarımıza ikinci bahar millet kıraathanesini ilan etmiştik. Şuan Ofis Rızvanağa parkında ikinci bahar millet kıraathanesi bitmek üzere. Aziziye Mahallesinde yapacağımız millet kıraathanesinin de ihalesine çıktık. Bir yandan hemşirelerimiz ilaç takiplerini yapacak, kuaförlerimiz saç bakımlarını yapacak. Yaşlılarımızın bu mekânlarımıza ulaşımlarını ücretsiz olarak elektrikli taksilerimizle sağlayacağız. Bütün 65 yaş üstü yaşlılarımızı kapsamayacak bu uygulama, bize müracaat edip, uygun gördüğümüz yaşlılarımız üyelik sistemiyle faydalanacak. Aynı millet kıraathanemizi hanımlarımız için tasarlamıştık. Şehitlik mahallesinde yaptığımız kıraathane bitti. Engelliler için de millet kıraathanesi yapacağız.

“İKİ ADET GENÇLİK MERKEZİ YAPACAĞIZ”

Hedeflerimizin birçoğunu yaptık. Ofise ve Dağkapı’ya gençlik merkezi yapacağız. Sayın Valimizin girişimleri sonucu arsayı Gençlik ve Spor Bakanlığından alacağız. Diyarbakır’da KYK’a ait 5 tane atıl arsa duruyor. Bunları Sayın Valimiz, Sayın Bakanımızla görüşerek, teklifimizi sundular. Sayın Bakanımız kabul etti. Geçtiğimiz hafta Ankara’da Gençlik ve Spor Bakanımız ve Bakan yardımcımızla görüştük. Önümüzdeki hafta Ankara’ya geldiklerinde inşallah Protokol imzalayacağız. Bu 5 yeri aldık. İnşallah buraya da Allah nasip ederse, Ocak ayında ihalesini yaparız. Ofise ve Dağkapı’ya çok şahane gençlik merkezi yapacağız. Hem kadınlarımız, hem gençlerimiz gençlik merkezlerinden faydalanacak.

SİVİL TOPLUM YERLEŞKESİ YAPILIYOR

KYK’dan alacağım 5 arsamızın bir tanesine de ofiste sivil toplum yerleşkesi yapacağız. Burada kamu yararına çalışan derneklerimize tahsis edeceğiz. Onlarda ücretsiz bir şekilde burada en azından bina külfetinden, ısınma, elektrik maliyetinden kurtulacaklar. Çünkü Diyarbakır’da bulunan sivil toplum örgütleri harikulade işler yapıyorlar. Çok farklı ve yanlış örnekleri de vardır. Ama çok kaliteli ve çok zor şartlarda mücadele eden derneklerimiz de vardır. Gariban derneklerimiz var. Mesela Altı Nokta Körler Derneği, görme engelli kardeşlerimize bir şeyler yapmaya çalışıyor. Binalarını gördüm, olumsuz koşullarda bulunuyor. Kirasını bile zar zor ödüyorlar. Yine Kanserle Mücadele Derneğimiz var. Onun gibi derneklere tahsis edeceğiz”

Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı

Bu haber 395 kez okundu.
Diyarbakır - 07:45 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.