23° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Davutoğlu: “Kürtçeye yabancı dil muamelesi yapılamaz”

Diyarbakır - 12 Eylül 2021 16:09 A A

“Kürtçe bu toprakların dilidir, yabancı dil muamelesi yapılamaz” diyen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasının önündeki tüm kısıtlamaları kaldıracaklarını söyledi.

Bir dizi temasta bulunmak için Diyarbakır’a gelen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltılı basın toplantısında, Diyarbakır ziyaretini bilinçli olarak 12 Eylül’e denk getirdiğini söyledi. 12 Eylül darbesi ile ülkenin karanlığa sürüklendiğine dikkati çeken Davutoğlu, Diyarbakır hapishanesinin o dönemin en karanlık sembolü haline geldiğini dile getirdi.

Davutoğlu, otoriterleşme eğilimlerinin istismar ettiği alanlara vurgu yaparak, “Türkiye’de demokrasiye ne zaman ket vurulmuşsa ne zaman otoroiterleşme eğilimi ortaya çıkmışsa 3 fay hattı istismar edilerek bu otoriterleşme eğilimi güç buldu. Birisi etnik fay hattı olarak Türk-Kürt meselesi olarak anlatılmaya çalışılan bir alan. Birisi Alevi-Sünni mezhebi üzerinden diğeri de laik-dindar/muhafazkar gerilim hattıdır. Yüz yıllık Cumhuriyet tarihimizin ikinci yüzyılına girerken geçen yüzyılın korkularından, dürtülerinden, bıraktığı tüm mirastan arınma yönünde siyaset yaptık biz.” ifadelerini kullandı.

‘ASLA KISITLANAMAZ BİR ANAYASAYI HAYATA GEÇİRECEĞİZ’

Darbe dönemlerine değinen Davutoğlu, “12 Eylül siyasetini meşrulaştırmadık. Basın üzerindeki baskılar, uzun tutukluluk, hukuk denetiminden uzak tek taraflı yargılanma, hesap verilememezlik 12 Eylül çerçevesinin oturduğu zeminler. İnsan ile başlayıp insan ile biten bir anayasa insanındır. Özgürlükleri önce verip kısıtlayan değil özgürlükleri verip asla kısıtlanamaz bir anayasayı hayata geçireceğiz.” diye konuştu.

‘ELÇİ CİNAYETİ SİYASİ SUİKASTTİR’

Tahir Elçi, cinayetini siyasi suikast olarak değerlendirdiğini ve aynı görüşünü sürdürdüğünü ifade eden Davutoğlu, “Demokrasi ve kamu düzeni birlikte yaşayacak şeylerdir. Özgürlükleri yok ederek kamu düzeni sağlamaya çalışırsanız otoriterleşme çıkar. Eğer özgürlükleri kamu düzeni ile birleştiremezseniz kaos çıkar. Her zaman demokratik hukuk devleti kurulları içerisinde kamu düzeninin sağlanması mücadelesini verdim. Bu ısrarım olmasaydı işte Türkiye o zaman kaosa girerdi ve nasıl bir kaos olduğunu da kimse göremezdi. Çünkü bir taraftan güvenlik kuvvetlerinin içine sızmış olan FETÖ unsurları diğer taraftan 90’lı yılları hatırlatan özgürlüklerden uzak anlayış ve bütün bunların önünü açacak şekilde silahlı mücadele çağrısı yapan PKK. Bütün bu sıkışmışlıklar içinde Türkiye’yi 1 Kasım seçimlerine götürdük. Bu süreçte beni en çok üzen de Tahir Elçi’nin katledilmesidir. Bunu o gün de siyasi suikast olarak söyledim. Tahir Elçi, Diyarbakır’ın kültürel mirasına sahip çıkan ve hepimizin takdirini kazanan aydın bir insandı. Ona dönük bir saldırının müsebbiplerinin bulunması bizim için hala hukuki bir borçtur. Sonrasında da zaten Başbakanlıktan ayrılmak zorunda bırakıldım. Başbakanlıktan ayrıldıktan sonraki tablo ile bugünü karşılaştırdığımızda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini, nasıl bir otoriterleşmenin içine girildiğini hepiniz görmek durumundasınız. Tahir Elçi ve tüm mazlumlar için hukukun bir gün tecelli edeceğine inancım sabittir.” şeklinde konuştu.

‘KÜRTÇE ÜZERİNDEKİ KISITLAMALARI KALDIRACAĞIZ’

“Hiç kimsenin kaybetmediği bir Türkiye inşa edeceğiz” diyen Davutoğlu, ülkede çıkarılan provakasyonların otoriterleşme yanlılarına yarayacağını ve 12 Eylül’den ders çıkarılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:  “Kaosa da otoriterleşmeye de aynı ölçüde karşı çıkmamız lazım. Kürt sorunu yok, Kürt vatandaşlarımızın sorunu var ve bunu çözmemiz icap eder. Son yüzyılın korkularını, dürtülerini ortadan kaldırmanın 3 temel ayağı var. Birincisi Türkiye’de demokrasiyi icra etmek. Özgürlükler Diyarbakır’da yaşanır da Konya’da Edirne’de yaşanmasa da olur diyemeyeceğimiz gibi Hakkari’de de yaşanmaz diyemeyiz. Türkiye’nin bütününde kapsamlı bir demokratikleşme gerçekleştireceğiz. Basın, düşünce, akademik özgürlük, teşebbüs özgürlüğü, bağımsız yargı olmazsa Kürtlerin sorunları da çözülmez. Tam ve kapsamlı demokrasi; Kürtlerin, Alevilerin, Müslümanların, Hristiyanların, inanan, inanmayan hepsinin eşit vatandaş muamelesi göreceği demokratik bir zemin. İkincisi, bizatihi Kürt vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgili yapılacak işler. Kürtçe üzerindeki bütün kısıtlamaların kaldırılması. Kürtçenin sözde değil gerçekte, eğitimde öğretimde kullanılmasının önünün açılması. Kürt, Kürtçe bu toprakların dilidir, yabancı bir dil muamelesi yapılamaz. Türkçe ve Kürtçe birbirine rakip diller değil. Bütün anadiller bizimdir ve mukaddestir. Türkiye’nin resmi dilinin Türkçe olması Kürtçenin kısıtlı kullanılmasını gerektirmez. Bunlar birbirine yapancı, düşman diller değil. Bir var ise diğeri yok olacak diller değil. Bu konudaki kısıtlamaları kaldıracağız. Kayyım ve KCK denklemine son vereceğiz. Ne demokratik bir seçim görüntüsü altında  ve sonra Kandil’den birileri gönderilip KCK altında özyönetim oluşturulacak ne de kayyum ile vatandaşların kendi iradeleriyle seçtikleri yönetimler dışında atamalar yapılacak. Demokratik seçimler yapıldıktan sonra eğer yanlış yapıyorlarsa bunun cezası ona kesilir. Bir mağduriyet psikolojisi oluşturulmayacak. Üçüncüsü Türkiye’nin sınırı olan bölgelerdeki Kürt kardeşlerimiz, Suriye, İran ve Irak vatandaşı kardeşlerimizin, dostlarımızın, komşularımızın hakkını, hukukunu koruyacak ve en iyi ilişkiler gerçekleştirecek bir anlayışı tekrar hayata geçireceğiz.”

Bu haber 295 kez okundu.
Diyarbakır - 16:09 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.