28° Parçalı az bulutlu
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Dr. Demir’e göre Virüs Diyarbakır’ın her yerinde!

Diyarbakır - 17 Nisan 2020 22:04 A A

Diyarbakır Tabipler Oda Başkanı Mehmet Şerif Demir, virüsün Diyarbakır’da her yere yayıldığını söyleyerek, kentte çok az sayıda testin yapıldığını ve Türkiye ortalamasının altında olduğunu ifade etti. Demir, Vatandaşların hiç salgın yokmuş gibi davrandığını da sözlerine ekledi.

Diyarbakır’da korona virüsle ilgili yapılan çalışmaları değerlendiren Diyarbakır Tabipler Oda Başkanı Mehmet Şerif Demir, Şuana kadar kentte bin 300 üzerinde testin yapıldığını ve 300’den fazla kişide virüs tespit edildiğini söyledi. Demir, Diyarbakır’da vaka sayısında artış olduğunu belirterek, “Şuan Diyarbakır’da hemen hemen bütün merkez  ilçelerde vakaların olduğunu biliyoruz.  Dolasıyla Diyarbakır’ın her yerine yayılmış bir salgın var” dedi.

“Vaka sayılarının sadece PCR testi üzerinde değil, klinik ve radyolojik bulguları pozitif olan vakaların paylaşılması ve buna göre toplumun bilgilendirilmesi gerektiğini hep dile getiriyoruz” diyen Demir, Diyarbakır’da testi pozitif çıkanların sayısının 300 üzerinde olduğunu ama klinik ve radyolojik bulguya da bakıldığında sayının daha yüksek olduğunu ifade etti.

TESTLER YANILTICI OLABİLİR

Diyarbakır’da vaka sayısının daha fazla olduğunu söyleyen Demir, “Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilere göre yaklaşık şuana kadar 500 binin üzerinde test yapıldığını ve bu testlerin içinde de 70 bine yakın testi pozitif geldiği, tabi bu 70 bin sadece pcr testi pozitif gelenler. Diyarbakır’a da baktığımızda şuana kadar yapılan test sayısı bin 300 civarında olduğu  aldığımız bilgiler doğrultusunda. 300 ün üzerinde de pcr testi pozitif çıkan vaka var. Biz başından beri sadece PCR testi pozitif gelenlere bakılarak vaka sayılarının paylaşılmasını doğru olmadığını dile getiriyoruz. Çünkü PCR testi her ne kadar tanıda kullanılıyorsa da  bu testin güvenirlilik  oranı yüzde 60-70lerde. testinin yanlış olabilme, alınma zamanı ve alınma yöntemi gibi bir çık parametre testin sonucunu etkiliyor.  Dolasıyla pcr testinin negatif gelme olasılığı çok yüksek. Vaka sayıların sadece pcr testi üzerinde değil, klinik tablo ve radyolojik bulgularla değerlendirilmesi ve mevcut vakaların  buna göre paylaşılması, toplumun bilgilendirilmesi gerektiğini hep dile getiriyoruz.

DİYARBAKIR’DA YAPILAN TEST SAYISI TÜRKİYE ORTALAMASINI ALTINDA

Diyarbakır’da daha çok test yapılması gerektiğini vurgulan Demir, şunları söylüyor “Test sayısı neden önemlidir? Biz bunu en başından beri söylüyoruz. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü de söyledi. Bunu tecrübe eden ve şuan da salgınla başaralı bir şekilde mücadele eden salgını kontrol altına alan bütün ülkelerede baktığımızda da test sayısını çok fazla yapıyorlar. Test sayısını çok fazla yapalım derken bunu gereksiz bir şekilde değil yeterli, doğru ve gerektiği şekilde yapmak. Asıl olan toplumdaki vaka sayısını ortaya çıkarabilmektir. Toplumda enfekte olan, hasta olan kişileri bulmak ve bunları izole edip ve karantinaya almak için test sayısını artırmanız lazım. Türkiye’ye  baktığımızda önceki haftalarda  az olmasıyla birlikte son bir haftadır günlük ortalama 35 bin civarı test yapılıyor. Bunun daha da fazla artırılması gerekiyor. Diyarbakır’a baktığımızda ise test sayısı az. Hala Diyarbakır’da 1300 civarı test yapılmış bu Türkiye ortalamasının altındadır. test sayısı artırılmalı. Hem Eğitim Araştırma hem de Dicle Üniversitesinde çalışılabiliyor. Günlük yaklaşık 600-700 test yapılabilir. Dolayısıyla doğru ve etkili bir aürveyans ve filyasyonla  test sayısı artırlmalıdır. Filyasyon sistemi bilinen hastalarla temaslıları, hastaları bulma uygulanmasıdır. Hastalık şüphesi olanların, hastalarla temas etmiş olduğu bilinen ya da düşünülen kişilerin, o hastalığın etkeninin en uzun kuluçka süresi kadar bir zaman diliminde, uygun koşullarda, sağlıklı kişilerle temasının önlenmesi, onlardan ayrı yerlerde tutulması gerekir”

Virüsle mücadelede sağlık çalışanlarının bütün ekipmanlarının karşılanması gerektiğini ifade eden Demir sözlerine şöyle devam etti, “Bu salgınla baş etmek, kontrol etmek için belli parametreler vardır. Bir sağlık sistemini planlamak ve hazırlamak. İkincisi de filyasyon dediğimiz karantina, izolasyondur. Salgının olası bir pik durumunda sağlık sisteminin çökmemesi için planlamaların şimdiden yapılması gerekiyor. Şimdiden yeterli sağlık çalışanından tutalım, yatak sayısı, yoğun bakım sayısı ayrıca solunum cihazları planlamaları yapılmalı.  Doğru temelde planlama yapmadığımız süreden ne sağlık sistemi kaldırabilirse de  sağlık çalışanları koruyabiliriz.Sağlık çalışanları korumadan ne hastaları koruyabiliriz ne toplumu ne de bu salgınla mücadele edebiliriz. Sağlık çalışanlarına yeteri kadar malzeme dağıtılmalı. Diyarbakır’da koruyucu ekipmanları dağıtılıyor. Ama ne yazık ki belli yerlerde hale eksiklikler var.”

20’DEN FAZLA SAĞLIK ÇALIŞANIN TESTİ POZİTİF

“Sağlık çalışanları için uygun çalışma koşullarının hazırlanmalı” diyen Demir Diyarbakır’da 20’den fazla sağlık çalışanın enfekte olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti “20 den fazla  sağlık çalışanın testi pozitif çıktı. Bunlar aslında testi pozitif gelenler ama temas öyküsü olup da şuan test yapılmayan birçok sağlık çalışanı da vardır. Çünkü birçok kişi herhangi bir semptom olmadan hastalığı geçirebiliyor. Bütün topluma yayılan bir salgınla karşı karşıyayız. Kimin hasta olduğunu kimin hasta olmadığını bilmiyoruz. Kimin temas ettiği, kimin taşıyıcı olduğunu bilmiyoruz. Örneğin, süper taşıyıcı var. Süper taşıyıcının hiçbir semptomu yok ama yüzlerce kişiye bu virüsü bulaştırıyor. Bunun için hastaneye gelen tüm hastalara olası şüpheli hasta gibi bakmamız lazım. Sağlık çalışanlarının uygun çalışma koşulları hazırlanması gerekiyor. Aynı zamanda sağlık çalışanları mesai dışında da kalacak yerlerin ayarlanması gerekiyor. Çünkü sağlık çalışanlarının sonuçta ailesi, annesi, babası ve çocukları ile yaşıyor. Riskli bir grup olduğundan bu virüsü kendi ailelerine, yakınlarına bulaştırma  riski var. olası teması olan sağlık çalışanlarının mesai dışında evlerine gitmeden kalabilecekleri ve dinlenebilecekleri yerlerin planlaması yapılmalıdır. Diyarbakır’da belli çalışmalar yapılıyor. Yurt ayarlandı örneğin biz Diyarbakır Tabip Odası olarak bir iki otel üzerinde yerler ayarladık. Ama bu yetersizdir.  Dolasıyla daha fazla ve uygun yerler sağlık çalışanları için ayarlanmalı”

VATANDAŞLAR HİÇ SALGIN YOKMUŞ GİBİ DAVRANIYOR

Diyarbakır da belirli bölgelerde evde kal çağrılarına uyulduğunu ama kentin belli semtlerinde  çağrılara uyulmadığını aktaran Demir “Diyarbakır’da maalesef sosyal mesafe dışarı çıkmama konusunda sıkıntılar var. Dışarıda da baktığımızda belli yerlerde azalmalar var ama belli bölgelerde ise hala çok çok fazla kişi var. Sanki hiç salgın yokmuş gibi davranılıyor. Bu salgının ne kadar ölümcül olduğu bilinmemektedir. Bunu hep dile getiriyoruz bu yeni bir salgındır. Ne kadar devam edeceği bilinmiyor, nasıl mücadelede edileceği de her gün değişiyor. Bu hastalığın reçetesi şudur bunu yapalım diyemiyoruz. Aşının ne zaman çıkacağını da bilmiyoruz. Bugün bu salgından korunmak ve kontrol altına almak için toplumdaki bulaş riskini ortadan kaldırıp en aza indirgemek gerekiyor. Toplumdaki hareketliliği en aza indirgemek gerekir. Toplumdaki hareket kısıtlamadığımız sürece bulaş riskini ortadan kaldırmayacağız. O yüzden evde kalın diyoruz. Olabildiğince dışarı çıkmayalım. Dışarı çıktığımızda da hiçbir şekilde kalabalık ortamlarda olmayalım. Dışarı çıktığımızda artık maske kullanalım. Kimin hasta olup olmadığını bilmiyoruz. O yüzden dışarı çıktığımızda, işe gittiğimizde maske takalım. Hem kendimiz hem de başkalarını korumuş oluruz. Son bir haftadır Diyarbakır’da vakalar artmaya başladı. Vatandaşların kurallara çok da  uymadığı görülüyor. O yüzden daha fazla tedbirlerin artırılması gerekiyor. Toplumun herkesimi daha hassas olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“DEVLET UYGUN KOŞULLAR OLUŞTURMALI”

Demir, vatandaşların evde kal çağrılarına uymaları için devlet tarafında uygun koşulların hazırlaması gerektiğini ifade ederek, “Devlet aynı zamanda evde kalabilmenin koşularını da oluşturması gerekir. Evde kalabilme koşulları oluşturmadığımız sürece insanlar çıkacaktır. Birçok insan çalışmak zorunda evine ekmek götürmek zorunda.  bunlar içinde uygun koşullar oluşturulmalı. Biz bunu çok iyi biliyoruz ki bölgede Diyarbakır’da yoksulluk düzeyi yüksek Geçim sıkıntısı çeken  çok fazla kişi vardır. Vatandaşlarının geçimlerini sağlamak için belli yardımların yapılması gerekiyor.” diye konuştu.

Kaynak: Tigris Haber

Bu haber 883 kez okundu.
Diyarbakır - 22:04 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.