enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,6310
EURO
19,2664
ALTIN
1.043,00
BIST
4.923,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Çok Bulutlu
13°C
Diyarbakır
13°C
Çok Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
11°C
Çarşamba Az Bulutlu
14°C
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C
DİYARBAKIR HABERİ
Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde ayrı yaşadığı, koruma kararı bulunan eşi Gülcan Marhan’ı (24) bıçakla yaralayan Ahmet Marhan (32), tutuklandı. Olay, 25 Kasım günü sabah saatlerinde Yenişehir ilçesi Kooperatifler Mahallesi’nde meydana geldi. Gülcan Marhan, 3 aydır ayrı yaşadığı ve koruma kararı bulunan eşi Ahmet Marhan tarafından evinin kapısında bıçaklandı. Alt kattaki komşusuna...
28.11.2022
Diyarbakır Yenişehir Belediyesi Spor Kulübü sporcusu Bedri Uludağ, 32 Ülkeden 750 sporcunun katılımı ile Antalya’da düzenlenen IFMA-Uluslararası Antalya Muaythai Açık Kupası müsabakalarından 48 kiloda Avrupa 2.’si oldu. Türkiye Muaythai Federasyonu, IFMA Uluslararası Amatör Muaythai Federasyonu ve EMF Avrupa Muaythai Federasyonu Faaliyet Programlarında yer alan ”IFMA-Uluslararası Antalya Muaythai Açık Kupası” müsabakaları...
28.11.2022
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır İl Başkanı Abdullah Atik, kendisinin de mensubu olduğu Hasenan Aşireti’nin ileri gelenleriyle buluştu. CHP Diyarbakır İl Başkanı Abdullah Atik, ülkenin birçok kentine dağılmış durumdaki, binlerce mensubu ve etkin ailesi bulunan Hasenan Aşireti mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Bir restorandaki buluşmaya katılan aşiret mensupları, Atik’e sıcak...
28.11.2022
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, 7 yıl önce katledildiği Dört Ayaklı Minare önünde, kitlesel bir katılımla anıldı. Diyarbakır Borusu eski Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde katledildiği yerde anıldı. Diyarbakır Adliyesi önünde toplanan kitle buradan Kürtçe “Em te ji bîr nakın”, Türkçe “Seni unutmayacağız” pankartıyla Elçi’nin katledildiği Sur ilçesi...
28.11.2022

Eğitim Bir-Sen: “Kimse Kemalist azgınlığı görmezden gelmemizi beklemesin”

Eğitim Bir-Sen: “Kimse Kemalist azgınlığı görmezden gelmemizi beklemesin”
REKLAM ALANI

Eğitim Bir-Sen, son dönemlerde toplumda infial yaratan, ahlaki çöküntülere dikkati çekerek, “Kimse bizden, sol ve Kemalist azgınlığı görmezden gelmemizi beklemesin.” ifadelerini kullandı.

Eğitim Bir-Sen Diyarbakır Şubesi, son dönemlerde, sokaklarda çıplak dolaşma ve ulu orta yapılan zina görüntülerinin servis edilmesinin İslami değerlere karşı atılmış bir adım olarak değerlendirerek, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Son dönemlerde maddiyat temelli bir İslam düşmanlığının geliştiği vurgulanan açıklamada, “Hükümet, idareci ve eğitimcilerin hiçbir zaman olmadığı kadar muhafazakâr bir bağlamda olduğu bu dönemde bu ahlaki çöküntü, din ve dini değerlere karşı düşmanlık ve hazımsızlık anlaşılır gibi değil. Bilişsel ve teknolojik desteklerle ivme kazanan bir eğitim; ama diğer taraftan hızla değersizleşen insani, dini ve ahlaki nitelikler… Gerçekten neler oluyor, bu gidiş nereye demekten kendimizi alamıyoruz. İletişim imkânları sadece bilgi ve haber aktarımı üzerinden küreselleşti; ama insani ve ahlaki olarak en küçük toplumsal birimlere dahi nefret ve düşmanlık tohumları ekildi, ekiliyor. Son örneklerini İstanbul, İzmir ve Antalya’da gördüğümüz dille ifadesi dahi ağır densizlikler bir mitoloji gibi peşinden koşulan eğitim ve iletişim devrimlerinin koca bir sıfır olduğunu ve dağın fare doğurduğunu gösterdi. Gelinen noktada eğitim yetiştirdiği kuşak-maalesef- insanları tarih ve topluma, ahlaki, dini ve örfi değerlere hatta bizzat kendi özlerine yabancılaştırdı. Ve bu korkunç durum birçok yapı, kurum ve kişi eliyle bir misyona dönüştürüldü.” denildi.

‘SERBESTLİKTEN AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ ÇIKTI

Eğitim seviyesi yükseldikçe ahlaki değerin bir yük olarak görüldüğü dile getirilen açıklamada, “Böyle olunca öğretmeninden öğrencisine, amirinden memuruna, ebeveyninden evladına, evinden çarşısına kadar ciddi yozlaşmaların olduğu bir durumla karşı karşıya kalıyoruz, kalmışız. Ve maalesef bütün bu düşkünlük ve rezillikler de aydınlanma, ilerleme, modern olma gibi safsata sloganlar eşliğinde meşrulaştırılıyor. Derdimiz siyasal ve sosyal anlamda tükeniş edebiyatı oluşturma ve kıyamet senaryosu yazma değildir. Derdimiz, bize rağmen, değerlerimize rağmen, dinimize rağmen idareden, sosyal medyaya, okuldan sokağa kadar çöken ahlaki değerler, yozlaşan insanlık ve kavileşen din ve din düşmanlığını dile getirmek ve bunun önüne geçilmesini sağlamaktır. Kimse bizden, taşlara secde ettirilen çocukları, yılsonu etkinliğinde açıklık saçıklığa mecbur edilen evlatlarımızı, sokak ortasında şehvetini tatmin edebilecek kadar rezilleşen gençlerimizi, beceriksiz idarecilerimizi ve ‘aman ses etmeyelim’le başlayan bir sürü nasihatla bizi seküler, sol ve Kemalist azgınlığı görmezden gelmemizi beklemesin! Ters giden bir şeyler olursa, dinimize saldıran birileri olursa, ahlakımızı çökerten projeler ve girişimler olunca, toplumu sarmalına alan günahlar alenileşince biz elbette mümin şahitliği ve hakkı tavsiye etme görevi hasebiyle üzerimize düşeni hem sözlü hem fiili elbette yapacağız. Sosyal medyada türlü türlü marjinal ve sapkın öbeklerin propaganda ve kara-propagandalarına sessiz kalmak, toplumu canlı canlı mezara gömmek gibidir. Özgürlük denildi, serbestlik denildi ama altından tamamen haram özgürlüğü ve ahlaksızlık serbestliği hortladı. Böyle olunca da çöküş zemini oluştu. Toplumu çürütme, fanatizme sürükleme, kin ve nefretle birbirine düşmanlığa tahrik etme gibi çirkin ve yıkıcı bir mecraya dönüştü sözüm ona özgürlük ve serbestlik aldatmacaları.” ifadeleri kullanıldı.  

‘ÖNLEM ALMAYAN YETKİLİLER DE SUÇLUDUR’

Geçen hafta infial yaratan olaylara dikkati çekilen açıklamada, “Geçen hafta Bebek sahilinde, bu hafta İzmir’de ve Antalya’da yaşananlar ve üst üste benzer bazı görüntülerin servis edilmesiyle toplumda hem ‘nereye bu gidiş?’ adında derin bir korku hem de eş zamanlı olarak yabancı düşmanlığını tırmandırmak için adeta yeni bir fırsat oluştu. Haberin doğruluğu, bağlamı, faili vd. hüküm kurmak için gereken asli unsurları kimsenin düşünmesine müsaade bile edilmiyor. Hüküm ve infaz da acilci bir örgütlü ekip hemen linç kampanyasına girişiyor. Toplum daha ne olduğunu anlamadan bu kirli mecranın içine çekilmiş ve zorunlu taraflardan biri haline getirilmiş oluyor. Birilerinin bu hayasız akına dur demesi lazım. Ki bunun şu an kötülüğü düzeltecek el konumunda olan hükümetin yapması lazımdır. Hükümet üzerine düşeni yapmazsa yarın öbür gün toplumsal infial iyi niyetle de olsun insanları hiç tasvip edilmeyecek tepkilere ve karşı koyuşlara mecbur edecektir. İslam’a ‘Ortaçağ karanlığı’ deme hadsizliğinde bulunan bir güruh, okullarda din ve ahlak bilgisi eğitimi verilmesine karşı çıkan zihniyet hep baskılamaya çalıştı. Bu canhıraş inadın etkisinde kalan ve reklamı iyi yapılmış bu sinsi saldırganlığa kapılan ve alet olan maneviyattan kopuk ve manaya düşman bir nesil yetişti, yetiştirildi ve hatta adına Z kuşağı denilerek buna mecbur edildi. İşte bu zırt zort gençlik Kur’an tekmeleme, Kâbe’ye hakaret, toplu cinsel ilişki anketi gibi iğrenç hadiselerle gündeme gelmeye devam ediyor. Bu olayların asıl suçlusu İslam’a sistematik şekilde saldırıp gençlerin zihinlerini bulandıran zihniyet olsa da bunlara göz yuman, fırsat veren ve caydırıcı önlemlere başvurmayan her yetkili de en az onlar kadar suçludur.” diye kaydedildi.

‘DEVLET YETKİLİLERİNİ CİDDİ TEDBİRLER ALMAYA DAVET EDİYORUZ’

Yaşananlarda laik eğitim sisteminin etkisine işaret edilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:  “İslami değerlere düşman, Kur’an’a saygısız, toplumsal hassasiyet noktalarına duyarsız, ahlaki ilkelerden bihaber insanların kokuşmuşluğuyla karşı karşıyayız. Bir türlü dokunulamayan laik eğitim sistemi son üç dört kuşağı mayışmış kurbağa misali mankurtlaştırdı ve işte semeresi olarak da ortada korkunç bir yozlaşma. Bir asra yakındır bu coğrafyada bir dinsizlik ve ahlaksızlık yangını vardı. Her gelen iktidar bu yangını harladı. Deyim yerindeyse rüzgâr ekenler fırtına biçti; ama dindar diyebileceğimiz bir hükümet zamanında bunların Allah muhafaza helakimize sebep olabilecek jübile işlere girmesi ise biçilenin bir tufan olduğunu hissettiriyor. Maarif, talim ve terbiye gibi ideal insanı yetiştirmeye endeksli kavramlar eğitim ve öğretim gibi kadük terimler içinde silikleşti ve etkisizleşti. Manadan kopuk, maddeye aç bir nesil ortaya çıktı. Hiçbir kutsal insani, toplumsal ve dini değer tanımayan şuursuz bir gençlik oluşturmak istendi ve maalesef işte Halep işte arşın dercesine başarılı oldular. Biz tüm bu nedenlerle diyoruz ki bu hayâsızca akının bir an önce üzerine gidilmesi lazımdır. Karın doyurmayan ve gençlerimizi hiç sarmayan kuru ahlak ve dindar nesil tekerlemesinin önüne geçilmelidir. Ne pahasına olursa olsun eğitimde ‘önce insan, öncelik ahlak; önce gençlik öncelik maneviyat’ düşüncesiyle hareket edilmelidir. Bu şiarla temellendirilen eğitim programları inşallah toplumumuza derin bir nefes aldıracak ve nesillerimizi her türlü azgınlıktan, hayvani arzulardan başka değer taşımayan yaratığa dönüşmekten muhafaza edecektir. Bilmeliyiz ki gençliğin dini ve manevi hassasiyetleri önce ailede verilir sonra okullarda şekillenir. Ders kitaplarında Allah’ın yaratıcı vasfının olmayıp her şeyin kendi kendine oluştuğu müfredatla hazırlanması sebebiyle gençler ateizm kokusuyla yetişiyor. Yaratıcı ile bağı böyle koparılan gençlerin din ve ahlak dersi almaması için de kampanyalar düzenleniyor. Kur’an-ı Kerim’in, Peygamberimizin Hayatı’nın seçmeli ders olmasına karşı çıkıp ‘gericilik’, ‘çağ dışılık’ diyor ve öğrencileri de bu dini değerlere karşı refleks almaya yönlendiriyorlar. Bunu görmek lazım, bir yerlere veya birilerine şirin gözükmek adına yavrularını ezeli düşmanı olan tilkiye teslim eden tavuk derekesine düşmemek lazımdır. Bu ne idüğü belli cahilller ve ahlaksızlar hayata Batı(l) penceresinden baktıkları için hem köksüzlük, hem cehalet sergiliyorlar. Bunu medyada yapıyorlar, siyasette yapıyorlar, baro gibi meslek kuruluşlarında yapıyorlar, eğitim sendikalarında yapıyorlar, yer yer eğitimciler eliyle yapıyorlar, sivil toplum kuruluşları eliyle yapıyorlar ve bütün bu din düşmanlığı içeren söylem ve eylemleri gençlerimizin üzerine boca ediyorlar. Bu zihniyeti bozukların öğrencileri, gençleri olumsuz etkilemesiyle birlikte değerlerinden kopuk böylesine insanlar işte verdiğimiz ve şahitlik ettiğimiz misaller gibi okullarımızda ve sokaklarımızda beliriyorlar. Kur’an’a tekme atan, Kabe üzerine insan oturtan görselleri gülerek paylaşan öğrencilerle ilgili elbette hukukun işlemesi gerekiyor. Ancak hukukta ‘azmettiren’, Hadis-i Şerif’te ise ‘sebep olan işleyen gibidir’ diye hüküm verilen hakikate göre gençler üzerinden bu kargaşalara sebep olanlar, o suçu işleyen çocuklar kadar suçludur, günahkârdır. Hukukun işlemediği yerde kaos, kaosun olduğu yerde bunalım hüküm sürer. Devleti ve erkanını toplumu ve özellikle gençleri manevi tuzaklardan korumak için hiç geciktirmeden ciddi tedbirler almaya davet ediyoruz ve toplumsal sorumluluğumuz adına bu işin takibinde olacağımızı belirtiyoruz”

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

katar nakliye - dubai nakliye