19° Açık
  • EURO 6.52
  • DOLAR 5.77

Erdoğan: ‘Diyarbakır’a 41 katrilyon lira yatırım yaptık’

Diyarbakır - 9 Mart 2019 20:44 A A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ temaslarının ardından Diyarbakır’a geçti. Diyarbakır’da Vali Hasan Basri Güzeloğlu, milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Cumali Atilla ve protokol üyeleri tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitinge katıldı.

Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte coşkuyla karşılanmaktan mutlu olduğunu söyledi. Kürtçe ve Türkçe yazılı pankartların asıldığı alandakileri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakırlı şair Sezai Karakoç’un ‘Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine’ isimli şiirinden bir bölüm okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelerinin isimlerini saydığı Diyarbakır’a son 1 yılda 4’üncü defa geldiğini ifade etti.

‘’DİYARBAKIR İSTANBUL’A ÖRNEK HALE GELDİ’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’ın İstanbul’a örnek hale geldiğini kaydederek, şöyle dedi: “Diyarbakır Türkiye’dir, Türkiye de Diyarbakır’dır. Bundan tam bir asır önce İstanbul işgal edildiğinde Diyarbakır’ın evladı Süleyman Nazif’in ‘Kara Bir Gün’ başlığıyla bir yazı yazmıştır. Bu yazının yayınlanmasıyla şehirde yer yerinden oynamıştır. Tıpkı Maraş’ta Sütçü İmam’ın, Antep’te Şahinbey’in, Şehitkamil’in Süleyman Nazif de işgal edilen şehrinde, İstanbul’da istiklal ateşini yakmıştır. Diyarbakır asırlardır kendisiyle birlikte ülkemizin istiklalinin lokomotifi olmuştur. Buna rağmen Diyarbakır uzuncu süre ülkemizin diğer şehirleri gibi geri kalmışlık, yoksulluk, ihmal edilmişlik batağına itilmiştir. Maalesef Diyarbakır’ın başına bir de terör örgütü belası, kara bulut gibi çökmüştür. Diyarbakır’ı terör örgütünün zulmünden kurtardıkça, şehrimizin çehresinin nasıl değişmeye başladığını en iyi sizler biliyorsunuz. Şu anda artık 10 sene öncesinin Diyarbakır’ı yok. Bakıyorsunuz İstanbul’a adeta örnek bir Diyarbakır var. Her tarafı pırıl pırıl bir Diyarbakır var. Dicle’siyle, hamdolsun Sur’uyla bir başka Diyarbakır var. Bu terör örgütü kalıntılarıyla bugünlere gelmedik, bunlara kayyum kardeşlerimizle geldik. Onlar devletin kendilerine gönderdiği parayı, size harcadılar, Diyarbakır’a harcadılar. Ama birileri halkın mesajını yanlış anladı. Bu halkın kendilerine verdiği 80 milletvekiliyle ve 100’ün üzerinde belediye ile şehirlerimize ve ülkemize hizmet edecekleri yerde gidip siyasi söylemlerini, bir avuç marjinale, iradelerini de terör örgütüne teslim ettiler. Devletin belediyelere, vatandaşlarımıza hizmet için verdiği araçları ve imkanları, alt yapı eksiklerini gidermekte değil, çukur kazmakta kullandılar. Teröristlere verdikleri destekle, oralarda yaşayan insanlarımıza ve esnafımıza hayatı zehir ettiler. Biz ne yaptık? Teröristleri, kazdıkları çukura gömdük. Bu ülkede tek bir devletin olduğunu, onun da Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu gösterdik. Bununla yetinmedik. İradelerini götürüp terör örgütünü teslim edenleri de görevlerinden aldık. Bu ülkede kamu adına görev yapanların sadece halka ve devlete hesap verebileceklerini gösterdik. Görevden aldığımız örgüt militanlarının yerine de tek amaçları ülkemize ve şehirlerimize hizmet etmek olan kayyumları atadık. Şimdi lütfen elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin. Diyarbakır, terör örgütünün emrindeki militanları döneminde mi hizmet gördü, yoksa şimdi bizim adayımız olan kayyum döneminde mi hizmet gördü?”

‘ŞEHRİMİZİ TAMAMEN KURTARMANIN VAKTİ GELMİŞTİR’

31 Mart’ta hizmet için çalışacak belediyeler vaat ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların derdi millete hizmet etmek değil, örgüte selam durmaktır. Hırsları için koskoca bir şehrin geleceğiyle oynamaya, koskoca bir şehir halkının hayatını zorlaştırmaya hakkı yoktur. Halka hizmet yerine, ellerine örgütün tutuşturduğu bildirileri okuyan belediye başkanlarının kendilerine faydaları yok, şehirlere ne olsun? Diyarbakır’a tırnak ucu kadar katkı sağlamayan, tam tersine sadece yük olan, sadece bedel ödeten örgüt atıklarından şehrimizi tamamen kurtarmanın vakti gelmiştir. Buna hazır mıyız? Öyleyse 22 gün. Çok çalışacağız, gayret edeceğiz. Korkmak yok. ‘Kork Allah’tan korkmayandan.’ Böyle demiş büyüklerimiz. Biz 31 Mart’ta size adam gibi belediye başkanları, hizmet için çalışacak belediyeler vaat ediyoruz. Biz bodrum katlarında teröristlerce sorguya çekilen, tokatlanan belediye başkanları değil, emanetinize sahip çıkan karakterli belediye başkanları vaat ediyoruz. Diyarbakır, artık Kandil yerine, kendi şehrine hizmet edecek namuslu belediye başkanlarıyla yönetilmeyi hak ediyor. Diyarbakır, bu şehrin kaynaklarını çukura, hendeğe gömen değil, yatırıma, işe, aşa, istihdama dönüştüren ehil belediye başkanlarıyla yönetilmeyi hak ediyor. 31 Mart seçimlerinde Diyarbakır tercihinin inşallah bu yönde olacağına inanıyorum.”

’41 KATRİLYON LİRA YATIRIM YAPTIK DİYARBAKIR’A’

Diyarbakır’a 41 katrilyon lira yatırım yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dicle Nehri’nin üzerindeki Silvan Barajı’ndan alınacak suyu, Mardin’e aktaracak Silvan Tüneli’nin temelini atacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “HDP’den bunlar olur mu? Bunların böyle bir derdi var mı? Onlar sadece bodrum katlarında maalesef dayakla, tehditle, insanları o şekilde tedavi ediyorlar. İşte 31 Mart’ta, bu hesabı hep birlikte sormamız lazım. Bunların derdi çukur, bunların derdi çamur, bunların derdi çöp. ya şu Diyarbakır’da yapılmış ne varsa biz yaptık biz. Biz de sağ olsun bu kayyum kardeşimizi şu anda Diyarbakır’a belediye başkan adayı yaptık. Diyarbakır’da Bölge Adliye Mahkemesi’ni faaliyete geçiriyoruz. Biliyorsunuz çukur eylemleri sırasında 187 hektarlık Sur alanının 63 hektarı ciddi zarar gördü. Buradaki 3 bin 695 bağımsız birimi, 17 tescilli anıt yapıyı ve 638 adet korunmaya değer yapıyı hasarlı olarak tespitk edip hemen yeniden ihyasına başladık. Bunlar çok acımasız, buraları bombaladılar. O canım canım, tarih kokan, Osmanlı mirası Kurşunlu Camii’ni adeta yıkılacak duruma getirdiler.”

‘BUNLARIN CHP ZİHNİYETİYLE HİÇBİR FARKI YOK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere yeniden inşa edilen bölgelerden çekilen videoyu izletip, konuşmasını şöyle sürdürdü: “12 tarihi caminin restorasyonu tamamladık. Terör olaylarından zarar gören vatandaşlarımıza toplamda 120 milyon lira tutarında kira ve eşya yardımı yaptık. Diyarbakır’ın şehir olarak kimliğinin önemli bir parçası olarak gördüğümüz bin 500 tarihi taş evi yeniden canlandırıyoruz. Sur’da 152 bin metrekarelik alana bir Millet Bahçesi kazandırdık. Dicle Vadisi Millet Bahçesi’nin inşaatı devam ediyor. TOKİ vasıtasıyla Diyarbakır’da toplam 16 bin 847 konut projesine başladık. Ulaşımda burası çok önemli.. 44 kilometre olan Diyarbakır’ın bölünmüş yol uzunluğuna, 380 kilometre daha ilave ederek toplamda 424 kilometreye çıkardık. Diyarbakır genelinde 15 köprüyü, 25 yaya üstgeçidini ve 14 kavşağı tamamladık. Malabadi Köprüsü’nün de aralarında olduğu 7 tarihi köprünün restorasyonunu tamamladık. Mardin’deydim konuşmamı yaptım. Akşam da evde baktım televizyonda bu HDP’nin bir eş başkanı var. Konuşmasında diyor ki ‘Ya Erdoğan Mardin’e hızlı tren getirecekmiş. Mardin’e hızlı trene ne gerek var.’ Ben de zannettim ki havalimanıyla ilgili bir şey diyecek. Çünkü bunların CHP zihniyetiyle hiçbir farkı yok. CHP ne demişti; ‘Birinci köprüye ne ihtiyaç var, ikinci köprüye ne ihtiyaç var?’ Üçü yaptık. ‘Üçe ne ihtiyaç var, Marmaray’a ne ihtiyaç var, Avrasya’ya ne ihtiyaç var?’ Bunlar yapmak için değil, yıkmak için var. Eğer Diyarbakır ile ilgili ‘Hızlı trene ne ihtiyaç var?’ derlerse şaşmayın. Zira bunlar benim Diyarbakırlı kardeşimin kalkıp da bu modern ulaşım araçlarından istifade etmesini istemezler. İsteseler de istemeseler de biz yaparız. Havalimanını nasıl yaptık, nasıl büyüttük. İnşallah bunu da yapacağız. Önümüzdeki dönemlerde Diyarbakır’ı daha büyük hizmetlerle tanıştıracağız.”

‘TARİH BOYUNCA KÜRTLERE EN ÇOK ZULMEDEN ÖRGÜT PKK OLMUŞTUR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere HDP milletvekilleri ile terör örgütü PKK’nın sözde yöneticilerinin konuşmalarını içeren videoyu izletip, Kürtlere tarih boyunca en fazla zulüm eden örgütün PKK olduğunu ifade etti. Erdoğan, şöyle dedi: “Tarih boyunca Kürtlere en çok zulmeden örgüt PKK olmuştur. Bölücü örgütün Kürt kardeşlerimizin veya bölgemizdeki herhangi bir kesimin hakkını, hukukuna savunmak gibi bir derdi asla olmamıştır. Bu örgüt sadece kendi sapkın, ideolojik amaçları için Kürt kardeşlerimizi kullanmıştır. Şimdi de Kürt kardeşlerimizin iradesini CHP’nin başını çektiği zillet ittifakına teslim ederek bir kez daha aynı oyunu oynamaktadır. Şimdi bunları şöyle ekrandan şöyle bir cevap verelim. Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Bu adam var ya Kürt de değil. Sahtekara bak sahtekara. ‘Kürdistan’da HDP alacak, batıda da AK Parti ve MHP’ye kaybettireceğiz.’ diyor. Şimdi bunlara 31 Mart’ta sandıkta öyle bir tokat vuralım ki bu ifadeleri kullandıklarına pişman olsunlar. 780 bin kilometrekareyle Türkiye’yiz Türkiye. Fakat bunlar bölücü. Bunlar bu milleti parçalamak için var. Ne diyor; ‘Biz sırtımızı PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayadık.’ Ben de diyorum ki biz de sırtımızı Diyarbakırlı kardeşlerimize ve Allah’a dayadık. Bu yola böyle çıktık. Bizim arkamızda terör örgütleri yok. Millet var millet. Bunlar da zillet. Bunlar ülkemizde ve bölgemizde hep bir takım gönüllü veya paralı taşeronluğunu yapmıştır. Ne diyor; ‘1 Temmuz’a kadar terörle eğer terörle mücadele yasasını kaldırmazsanız savaş kapıya dayanmıştır.’ Ne oldu bir Temmuz daha geçti. Ne oldu, ne yaptınız? Tam aksine biz Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te bunları inlerine gömdük mü? Kandil’de de gömeceğiz. Bunlar değil mi 14- 15 yaşındaki çocuklarımızı, kızlarımızı buralardan dağlara kaçıranlar değil mi? Benim Diyarbakırlı kardeşlerim aylarca Diyarbakır Belediyesi’nin önünde oturma eylemi yapmadılar mı? Peki o annelerin ahı ne olacak? Bunun hesabını sormayacak mıyız? Öyleyse 31 Mart bir fırsat. Bunun hesabını sormamız lazım.”

Bu haber 680 kez okundu.
Diyarbakır - 20:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.