38° Açık
  • EURO 6.39
  • DOLAR 5.73

Evini hatıra müzesine dönüştürdü

Diyarbakır - 29 Haziran 2019 11:04 A A

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Kazım Ertaş, 54 yıldır topladığı hediyelerle evini hatıra müzesine dönüştürdü.

1933 yılında Tunceli’de dünyaya gelen Kazım Ertaş, hasta eşiyle birlikte Sur ilçesinde nostaljik müze halindeki evinde topladığı eşyalarla hayat sürüyor. Nostaljik eşyalara olan merakıyla bilinen Kazım Ertaş, 54 yıldır Türkiye’nin birçok bölgesinde topladığı ve dostlarından aldığı hediyeleri odasında sergiye çıkardı. 3 odalı evinin 1 odasını müze haline getiren Ertaş, ziyarete gelen dostlarla şenlendiğini söyledi.

Tuncelili 1932 doğumlu Kazım Ertaş:  1950’de köyü terk etmişim. O günden bugüne Karadeniz bölgesi hariç Türkiye’nin her tarafında dolaşmışım.

Karayollarında çalışıyordun, sürekli araba üzerindeydiniz?

Doğrudur, dolaşıyorduk.

Dolaştığınız yerlerde pek çok şey topladınız ne zaman başladı bu?

1960’da karayollarına girdim Diyarbakır’da beni Nizip’e verdiler, Siverekti, Kilisti, o taraflara kadar gittik çalıştık. 1962’den ayrıldım oradan bu kez Mardin, Şırnak, Beytüşebab tarafına verdiler. Oralar çalışa çalışa Beytüşebap’a kadar gittik. Gülyazı ve Roboski’ye kadar gittik. O günden bugüne kadar çalıştım. 1974’de belediye başkanı olarak bir ihtimal beni seçmeye çalışıyorlardı Şırnak’ta. O dönem benim tayinimi çıkardılar Trabzon’a , Karadeniz bölgesini bilmediğim için gitmek istemedim. Bana 3 gün müddet verdiler. Bana ya gidersin ya da ayrılırsın dediler. Bende mecbur o zaman ayrıldım. Emekli oldum Diyarbakır’a geldim.

Kaç yıl çalıştınız karayollarında?

1960’da girdim, 2014’de ayrıldım.

İlk topladığınız eşyalar?

Ertaş: 1965’de başladım.

İlk ne topladınız?

İlk başta bu duvar halılarını aldım. Gördüklerimi sevdiklerimi aldım. Sonra bu teybi aldım. İşte bir şeyler aldım. Ben ayrıldıktan sonra o çevreden gelen insanlar hediye falan getirdiler.

Onları hepsini sakladınız?

Hepsi saklı, isimleri ve tarihleri hepsi kim ne vermişse onun ismi de yazılı olarak yanıma not etmişim.

Niye böyle bir şey yaptınız?

Sevdiklerim için o insanları, şimdi o tarafı ben çok seviyorum. 1960 ile 1974 arası ile 50 küsür sene çalıştım.

Onları sevdiğin için hatıraları da aldın?

Hatıra olarak bunları bıraktım.

Hiç bir şey atmadınız mı?

Ertaş: bir de bu vardır ben orada evime hiç kilit vurmadım. Diyarbakır’a gelmişim 8-9 kilit vurmuşum. Sarhoşlar dolu burada. Bazı arkadaşlarım vardı toplantılara falan katılıyorduk. Ben diyordum Allah cennet ve cehennem yaratmış bende diyorum Şırnak kendisi cennettir insanları da melektir. Diyorlar biz neyiz diyorum şeytansınız  diye birbirimize takılıyoruz. Şırnak’ı ben çok sevdim, onlarda beni çok seviyorlar. Bunlarda benim için Silopi’den geldiler, o taraftan gelenlere demişim otele gitmeyeceksiniz. Yerim vardır bütün eşyalarım da onlara aittir gelin burada sabah çayınızı için yalnız yemeğinize karışamam çünkü yemek yapacak kimse yok. Gücüm de o kadar yok. Onlar yatıyorlar sabah çaylarını içiyorlar sabah hastaneye gidiyorlar taburcu olursa gider olmazsa tekrar buraya geliyorlar. 6-7 kişilik yatak yerlerim var onlar için.

Halen biriktirmeye devam ediyor musunuz?

Rast gelen yabancı bir şey olursa alırım.

İnsanlar merak ediyor mu gezmeye geliyorlar mı evinize?

Valla çok geliyorlar, Şırnak, Beytüşebap, Uludere ne bileyim İdil, Batman geliyorlar. Mazıdağ, Mardin her taraftan gelip gidiyorlar yani.

Peki, eviniz müzeye dönüşmüş sizde sürekli bu odada kalıyorsunuz?

Ben hep bu odada değil de bizim 3 odamız var. Çay kahve içiyorlar diğer tarafta da yatıyorlar. Bende odamda yatıyorum.

Siz herhalde en çok bu odada kalıyorsunuz?

Tabi tabi her taraftan Afyonkarahisar’dan geliyorlar . Çin’den Fransa’dan gelmişler. Bak kuş resmi var 1960 doğumlu İsveç’ten gelmiş. Bunu da İsveç’ten göndermişler.  Bu kitabı da bana İsveç’ten göndermişler, ‘Ali Ekber Görgöz Diyarbakır Gecesi Diyarbakır Türkiye’de Kürt’ olmak  onlarda 1977.

Size anladığım kadarıyla Süleyman Demirel’de bir hediye vermiş?

Süleyman Demirel bu saati bana verdi, 1952’lerde beraber çalıştık barajda, o zaman bekardı kendisi.

Adana’da mı?

Gençti, zayıftı buzdolabı ilk olarak oraya getirmişlerdi Almanlar, buz yapıyordular dedim bu nedir suyun içine koyuyorlardı su donuyordu buz gibi bunun ne olduğunu biz bilmiyorduk. Sonra dediler sudur bu buz oluyor. Suyun içine koyuyorsun soğuk oluyordu içiyorduk.

Size atı hediye etti?

‘’Tabi tabi, ben orada çok dolaştım millet beni çok severdi. Neden sevdiler bende onlara çok yardımcı oldum. Mesela ben gittiğimde araba yoktu, para yoktu hep koçerdiler. Yaya atlara ineklere binip geliyorlardı. Biz karayolları olarak onlara yardımcı olduğumuz için iğneleri ve ilaçları ben yapıyordum sağlık ocağında çalıştım biraz. O şekilde kendimi sevdirmiştim onlara. Bana da baba diyorlar, geldiler baba kazım sen nasılsın’’

Burak EMEK’in Özel Haberi

Bu haber 601 kez okundu.
Diyarbakır - 11:04 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.