Parçalı bulutlu
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Güzeloğlu: ‘Göçmen Kardeşlerimize En Fazla Kaynak Ayıran Ülkeyiz’

Diyarbakır - 18 Aralık 2019 17:43 A A

T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün düzenlediği “18 Aralık Dünya Göçmenler Günü” etkinliğinde konuşan Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan V. Hasan Basri Güzeloğlu, “Biz sizlerle güçlüyüz çünkü biz mazlumun hakkını koruyan, onun duasını hiç bir başka değere değişmeyen bir anlayışı temsil etmekteyiz.” dedi.

Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan V. Hasan Basri Güzeloğlu, T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün “18 Aralık Dünya Göçmenler Günü” dolayısıyla düzenlediği etkinliğe katıldı. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Sayın Güzeloğlu’nun yanı sıra Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, Vali Yardımcısı Zerrin Çay Beşikçi, Sur Kaymakamı Abdullah Çiftçi, İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Kurum Müdürleri, Dicle Üniversitesi’nde okuyan yabancı uyruklu öğrenciler ve Diyarbakır’da bulunan göçmenler katılım sağladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program Kur’an’ı Kerim tilaveti ile devam etti. Daha sonra etkinlikte Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı kamu spotları izlendi.

‘TÜRKİYE BUGÜN 190 ÜLKEDEN 4 MİLYONU AŞKIN GÖÇMENE YURT VE VATAN OLDU’

Etkinlikte konuşan Vali Güzeloğlu, “İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğümüzün düzenlediği bu etkinlikte Diyarbakır’da yaşayan, çalışan, öğrenim gören Diyarbakır’a zenginlik ve güzellik katan siz değerli kardeşlerimizle bir araya gelmek bizleri mutlu ediyor. En küçük çocuklardan başlayarak her birinize Diyarbakır’ın ve Türkiye’nin sıcak bir ev, güvenli bir yurt olduğunu görmek bizlere güç ve güven veriyor. Biraz önce yayınlanan dokümanter filmlerde de gördüğünüz gibi Türkiye bugün 190 ülkeden 4 milyonu aşkın göçmene yurt ve vatan oldu. Yerlerinden yurtlarından edilen acılar ve savaşlar içerisinde terk etmek zorunda kalan hayata karşı güvenli bir sığınak bir yurt ve bir liman arayanlara vatan oldu. Başta canlar olmak üzere varlıklarını korumak için hayata devam ettirmek için insanca onurlu bir yaşam için onlara uzanan bir dost eli, bir kucaklayan merhamet eli oldu. Şüphesiz bizim tarihimizin kültürümüzün inancımızın ahlakımızın temelinde de bu var. Tarihin her döneminde bizler bu anlamda yurtsuza yurt olan derdi ve sıkıntısı olana çare olan şüphesiz başta canı, namusu olmak üzere bu değerlerini korumak noktasındaki herkese güvenli bir liman olan bir yurduz, beldeyiz, bir esenlik yurduyuz. Zulme soykırıma haksızlığa insanlık onuruna aykırı her türlü muameleye karşı bunları yaşatan bunları her dem savunan ve bu uğurda her türlü bedeli göze alan bir büyük medeniyetin temsilcisiyiz. Ahlaki değerleri ve insanlık değerlerini bugün dünyada adeta tek başına temsil eden bir ahlakın taşıyıcısıyız.

‘20 MİLYON MÜLTECİNİN YÜZDE 20’SİNE EV SAHİPLİĞİ YAPAN BİR ÜLKEYİZ’

Bakınız bugün dünyadaki toplam 20 milyon mültecinin yüzde 20’sine ev sahipliği yapan bir ülkeyiz. 4 milyonu aşkın göçmen bugün ülkemizde. Dünyanın belki en zengin ülkesi değiliz ama dünyada bu anlamda göçmen gelen kardeşlerimize en fazla kaynak ayıran bir ülkeyiz. Bu uğurda devletin kaynak ve imkanlarının yanı sıra bu ülkenin her bir vatandaşının yapabileceği en küçük katkıdan başlayarak bir gönül seferberliğini temsil eden bir ahlak medeniyetinin temsilcileriyiz. Şüphesiz ki komşusu aç iken tok yatan bizden değildir Hadis-i Şerifine ve bir Müslüman olarak inanan olarak bir kardeşin acısını hissetmeden yaşayan bir canlının bırakın inanan olmayı bir insan olamayacağına inanan bir anlayışın temsilcisiyiz. İşte bu yüzden Türkiye her dem ve her dönem garipler için yurtsuzlar için her türlü değeri tehlikede olanlar için güvenli ve esenli bir belde ve bir yurt olmuştur. Bugün de hamdolsun dünya üzerinde bunu tüm dünyaya bütün samimiyetiyle bütün gayret ve çabasıyla ortaya koyan bir ülkenin adı olmuştur. Biz bundan büyük bir mutluluk ve onur duyuyoruz. Soframızı, azığımızı paylaşmaktan büyük bir zenginlik duyuyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki paylaşmak zenginliktir. Hele özellikle bir olmak beraber olmak en büyük zenginliktir. Bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye bir ahlak medeniyetinin bir değer ve bir inanç medeniyetinin dünyada adı olmuştur. Bugün de Diyarbakır’da 35 bine yaklaşan bizimle birlikte yaşayan aynı gökyüzünde aynı havayı solayan aynı sokaklarda aynı coşkuya ortak olan tüm değerli, dünyanın her bir köşesinden ve ağırlıklı olarak Suriye’den gelen, kardeşlerimizle birlikteyiz. Bugün burada Diyarbakır’da doğan dünyaya gözlerini açan ve Diyarbakır’ın gerçekten artık bir parçası olan çok küçük yavrularımızdan başlayarak hepinizi kültürümüzün ve bizim bir parçası olarak görmekteyiz” dedi. 

‘BİZ MAZLUMUN HAKKINI KORUYAN ONUN DUASINI HİÇBİR BAŞKA DEĞERE DEĞİŞMEYEN BİR ANLAYIŞI TEMSİL ETMEKTEYİZ’

Zorla yerinden yurdundan edilen göçmenlerin gayesinin evlerine tekrar dönmek olduğunu ifade eden Güzeloğlu, “Oradaki durum huzura, sükuna, sulha dönene kadar burası eviniz. Burası sizin barındığınız yaşadığınız ve hep birlikte kardeşçe paylaştığımız beldemiz olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti bu uğurda bu mücadelede bu kararlılıkla her türlü maliyeti göze alarak yoluna devam edecektir. Verdikleri sözleri yerine getirmeseler de maddi yardımları yapmasalar da Türkiye’nin bu insani duruşunu hazmedemeyip kabullenmeseler de Türkiye bu medeniyeti temsil etmeye, kendini inancı ahlaki geleneği ve geçmişiyle mecbur bulmakta ve kabul etmektedir. Bugün Türkiye yükselen gelişen ekonomisi dünya üzerinde küresel ölçekteki oyun kuran bir ülke kimliği ile artık bir hedef ülkedir. Bugün dünyanın her ülkesinden göç alan, eğitim, barınma, yaşama, ticaret yapma, anlamında artık göçmen kabul eden bir ülkedir. Bu ülkemizin iddiasını ortaya koyan geleceğe dönük vizyoner bakışıyla Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine doğru kararlı yürüyüşünü destekleyen bir gelişmenin de adıdır. Biz sizlerle güçlüyüz çünkü biz mazlumun hakkını tutup koruyan onun duasını hiç bir başka değere değişmeyen bir anlayışı temsil etmekteyiz. Darda ve zorda olana yardım etmekle onların sıkıntısını acısını gidermek ile hakkın rızasına talip olan bir anlayışı temsil etmekteyiz. Allah bu uğurda ülkemizin yolunu açık eylesin. Bu iddiasıyla sizlerle birlikte gelecek her gün de bu ülkenin gelişme kalkınma ve büyümesini görmeyi nasip eylesin diyorum. Göç İdaremizin sizlerle olan ilişkisi ve iletişimi sizlerin buradaki gerek üniversitemizdeki bini aşkın yabancı göçmen öğrencimizin gerekse 35 bine yaklaşan göçmen statüsünde ikamet eden sizlerin hayatınızı daha iyi nasıl kılmak kolaylaştırmak sizlere yardımcı olmak noktasındaki tüm beklentilerinizi karşılamak amaçlıdır. Tüm kurumlarımızın çabası bu yöndedir. Şüphesiz Sizlerin de burada bizlerle birlikte kanunlarımıza belirlenen kurallarımız ile uyum içerisinde yaşamınızda asli olan ve temel olan bir beklentimizdir. Bugüne kadar Diyarbakır’da huzur ve güven ortamında göçmenlerle ilgili hiçbir sorunun yaşanmadığına dikkat çeken Güzeloğlu, “Bundan sonra da uyumun tam anlamıyla gerçekleşmesi çocuklarımızın okullarından başlayarak Türkçeyi öğrenmesi bu anlamda eğitim ile buluşması, çalışma hayatında yer alan arkadaşlarımızın ekonomik anlamda ve sosyal anlamda beklentilerini karşılaması ve hedeflerini başarması bizim de en büyük arzumuzdur. Özellikle yetişkinlerimize dönük kurslar onların meslek ve eğitim anlamındaki beklentilerini karşılayacak çalışmalarımız Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle de çok hızlı bir şekilde artacaktır. Biz sizlerin her zaman yanında ve Türkiye’deki hayatınız ve geçirdiğiniz zamanlarınızda sizlerin yani başındayız” şeklinde konuştu.

‘MAZLUM VE MASUMUN YANINDA OLMAK TEMEL BİR İNSANLIK ÖDEVİ’

Güzeloğlu, göçmelerin sığınma taleplerini reddederek Akdeniz’i ölüm denizine dönüştüren binlerce masum ve sivilin hayatını kaybetmesinde kayıtsız kalanlara karşı kınadığını belirterek, “Mazlum ve masumun yanında olmanın, mağdura el uzatmanın, darda ve zorda olanın sıkıntısına ve savaşta acılar içinde olana el uzatmanın temel bir insanlık ödevi ve onuru olduğunun altını çiziyorum. Biz bunu yapmaya, bu sorumluluğu taşımaya insani ahlaki ve imanı sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz. Hepinizi bu duygu ve düşüncelerle sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ailelerinizle Türkiye’de ve Diyarbakır’da güzel günler geçirmenizi diliyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

Güzeloğlu’nun konuşmasının ardından etkinlik kum sanatları gösterisi, şiir ve müzik dinletisi ile sona erdi.

Bu haber 1042 kez okundu.
Diyarbakır - 17:43 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.