Parçalı bulutlu
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Hastalığının teşhisi yapılamıyor!

Diyarbakır - 12 Kasım 2020 09:11 A A

Bundan 14 önce karın bölgesindeki ağrı nedeniyle doktora başvuran Naciye Ernez (39)’in hastalığına bu güne kadar teşhis konulamadı. Çektiği acılar nedeniyle sosyal hayatına devam edemeyen Ernez, psikolojik tedavi görmeye başladı.

Kars’ta, 2006’da Kafkas Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenlik Bölümü’nü okurken karnında başlayan şiddetli ağrılar nedeniyle hastaneye başvuran Naciye Ernez’in hastalığına 14 yıldır teşhis konulamıyor. 14 yıldır çektiği şiddetli ağrılarla yaşamak zorunda kalan talihsiz kadın, normal yaşamına devam edememesinin getirdiği psikolojik sorunlar yüzünden de tedavi görmeye başladı.

Hastalığın baş göstermesiyle Kars Devlet Hastanesi’ne giden Ernez’in hastalığının teşhis konulamaması nedeniyle Ankara’daki hastanelere yönlendirildi. Burada hastalığına teşhis konulmayan ve tedavisi yapılamayan Ernez, Türkiye’nin birçok hastanesinde hastalığının teşhisi ve tedavisi için sevk edildi.

Hastalığı nedeniyle sevk edildiği Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Hastanesi’nde 2007’de “iyi huylu kist” teşhisi konulan ve ameliyat edilen Ernez, ameliyat sonrası kontroller için gittiği DÜ Hastanesi’nde bu sefer karnında bir kitle olduğu ve ameliyat edilmesi gerektiği kendisine aktarıldı. Ernez, 2007 yılında tekrar ameliyat edildiğini, yapılan ameliyat sonrasında karnında sıvı akışının başladığını söyledi. Akabinde enjektörlerle karnındaki sıvının alındığını ve bu işlemin haftalarca sürdüğünü belirten Ernez, doktorlar sıvı akışını durduramadıklarından dolayı Ankara Hacettepe Üniversitesinde bulunan Jinekoloji bölümüne yönlendirildiğini ifade etti.

HASTALIĞI TEDAVİ EDİLEMEDİ

Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Jinekoloji Bölümü’ndeki doktorun uyguladığı tedaviyle karnında akan sıvının durduğunu, 2015 yılına kadar 3 ayda bir kontrolle gitmeye başladığını aktardı. 2015 yılında karnındaki şişme ve ağrının tekrar başladığını dile getiren Ernez, “Tekrar Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’ne gittim ve yapılan tahliller sonucunda iyi ve kötü huylu olmak üzere iki kitlemin olduğunu, ameliyat olmam gerektiği belirtildi. Ameliyat oldum, ardından iyi huylu kitle olduğunu ve patoloji sonuçlarımın temiz olduğunu açıkladılar. Tekrardan 3 ayda bir kontrollere gittim. 2018’de karnım yine şişti, tekrar Hacettepe’ye gittim, sıvı boşaltımı yapıldı. 2020’ye kadar hastalığım az bir şişlikle devam etti ve normal hayatıma devam ediyordum. 2020 Şubat ayından itibaren karnım tekrar şişmeye başladı, sıvı akışı durmadı. Tekrardan Ankara Hacettepe Hastanesine gittim, doktor, ‘seni ikide bir ameliyat edemem’ dedi. Beni başka bir doktora yönlendirmesini istedim ve doktor beni yine aynı hastanede başka bir doktora yönlendirdi. Diyarbakır’a geri döndüm. Sonra tekrar Ankara Hacettepe Hastanesi’ne gittim. Bu sefer hastanedeki genel cerraha gitmiştim ve genel cerrahi tarafından yatışım yapıldı. 4 gün boyunca tahliller yapıldı, sıvı boşaltımı yapıldı ve pandemiden dolayı hastaneyi boşalttıklarından bizi de hastaneden çıkardılar.” diye anlattı.

 YOĞUN BAKIMA ALINDI

 Ankara’dan Diyarbakır’a geri döndüğünde her ay özel bir hastaneye kontrollere gittiğini anlatan Ernez, gittiği genel cerrah tarafından radyoloji bölümüne yönlendirildiğini kaydetti. Hastanede karnında dren açıldığını ve katater bağlandığını ifade eden Ernez, her gün evde karnından 2 litre sıvı alımı yaptıklarını söyledi. 13 gün boyunca sıvı alma işlemlerine evde devam ettiğini, daha sonra bayılmaya başladığını, kendisini çok yorgun ve halsiz hissetmeye başladığını dile getiren Ernez, aynı hastanenin acil servisinde takılan serumdan sonra eve gönderildiğini aktardı. Bayılma, yorgunluk ve halsizliğin gittikçe daha da artmasıyla birlikte ikinci kez hastanenin acil servisine gittiğini, tekrar aynı durumla karşılaştığını ve eve gönderildiğini belirten Ernez, aynı günün gecesinde Dicle Üniversitesi Hastanesi Acil Servisine kaldırılıp, yoğun bakıma alındığını ifade etti.

DAMAR ÇATLATILMIŞ

Bir aydan daha uzun bir süre Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde kaldığını belirten Ernez, “Genel cerrah benimle ilgilendi ve ameliyatımı gerçekleştirdi. O zamana kadar hastalığımın bir adı yoktu. Lenfokist, lenfanjiom, lenfoma denildi. Genel cerrah ‘lenf damarlarında yırtıklar var. 2006 yılında Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde ilk ameliyat yapıldığında damar çatlatılmış, zaman içerisinde çatlatılan damar genişletilmiş, yırtılmış, tıkanmalara neden olmuş bu yüzden de sıvı akışı durmuyor’ açıklamasıyla birlikte söz konusu durumu biz daha yeni öğrendik.” diye konuştu. 

 İKİNCİ AMELİYAT RİSKLİ

 Dicle Üniversitesi Hastanesinde bulunan Genel cerrah tarafından ilk ameliyatının Temmuz ayında yapıldığını dile getiren Ernez, “Doktor bu ameliyatı ilk defa yapmıştı, damarlar on gün boyunca çalıştı, damarlar daha sonra tekrar tıkandı. Sıvı akışı tekrar başladı ve biz o sıvı karın bölgesinden tekrar almaya başladık. İkinci ameliyatı tekrar olmam lazım, ama doktor yine ilk defa bu ameliyatı yapacak. Biz bunu kaç ilde araştırdık, Sağlık Bakanlığına ulaşmaya çalıştık, acaba benim gibi bir hasta var mı? Bundan anlayan bir doktor bulabilir miyiz diye ama bulamadık. Doktor ameliyatın riskli olduğunu söylüyor, çünkü onun yaptığı ilk ameliyat olacak ‘Karın bölgesine akan sıvı ameliyat sonrası bacak bölgesine akabilir, bacak çok kötü hale gelebilir’ dedi. Bu şekilde her gün karın bölgesinden sıvı alınıyor, pansuman yapılıyor. Yediğim içtiğim her şeye dikkat etmek zorundayım, işe gidemiyorum, normal hayatıma devam edemiyorum.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) ile iletişime geçtiğini, emsal araştırılması talebinde bulunduğunu, ancak buradan da bir sonuç alamadığını vurgulayan Ernez, normal yaşamına devam edemediğini psikolojik destek aldığını kaydetti.

‘TEDAVİ OLMAK İSTİYORUM’

 Yetkililere seslenen Ernez, “Yetkililerden rica ediyorum; böyle bir hasta belki vardır biz ulaşamıyoruz, gücümüz yettiğince araştırma yapıyoruz. Benim ricam, bu hastalığı anlayan bir hastanenin bir doktorun bulunmasıdır. Tedavi olmak istiyorum. Sürekli bilinmedik bir hastalık deniliyor, hastalığımın bir adı yok, belirsizlik söz konusu, her gün sıvı alarak daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum.” şeklinde konuştu.

Bu haber 352 kez okundu.
Diyarbakır - 09:11 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.