29° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Küçük Umut ‘Şırıngalı çikolota’nın kurbanı oldu!

Diyarbakır - 12 Aralık 2019 16:03 A A

Diyarbakır’da 10 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 6 Aralık’ta yaşamını yitiren 7 yaşındaki Umut Bilgi’nin şırınga çikolata yüzünden öldüğü ortaya çıktı.

Diyarbakır’da 10 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 6 Aralık’ta yaşamını yitiren 7 yaşındaki Umut Bilgi’nin şırınga çikolata yüzünden öldüğü ortaya çıktı. Acılı anne Gülşen Bilgi, “Bu çikolataları üretenler bunun zararlı olduğunu bilmiyor mu?. Bu çikolata değil, cinayet aleti. Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz. Oğlum doktor olacaktı ama hayallerini çaldılar” dedi.

Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi Seyrantepe Mahallesi’nde yaşayan 7 yaşındaki Umut Bilgi, 28 Kasım 2019’da okul çıkışında, okul yakınında bulunan bir marketten aldığı şırınga şeklindeki çikolatanın kapağının nefes borusuna kaçması sonucu ambulansla Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. 9 gün yaşam mücadelesi veren 7 yaşındaki Umut Bilgi, 5 Aralık 2019 tarihinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

SİVİL POLİS HASTANEYE GÖTÜRDÜ

Yaşanan olayı gözyaşları içinde anlatan anne Gülşen Bilgi, oğlunun akşam saatlerinde okuldan eve geldiğini belirterek, “Oğlum eve girdiği sırada bende yemek hazırlıyordum. Ancak evde ekmek olmadığı için oğluma ekmek alması için para verdim. Bu sırada şırınga da oğlumun elindeydi ve çikolatasını yiyordu. Şırıngayı lavabonun üzerine bıraktı, parayı verdim çıkıp gidiyordu, kapının önündeydik. İki merdiven aşağı indi sonra tekrar bana geri döndü, o sırada demek ki bu boğazına kaçtı. Bana döndü paniklemişti, nefes alamıyor zorlanmaya başladı, çırpınmaya çalıştı. Ne oldu dedim hiçbir ses çıkaramadı, nefes alamıyordu, konuşamadı da. Şırınganın başındaki parça boğazına değil nefes borusuna kaçmıştı. O anda ben de ne yapacağımı bilemedim, soğuk kanlı olmaya çalıştım başını eğdim, sırtına vurdum bağırmamla komşular geldi. Komşular da yardım ettiler, sırtına vurdum hiçbir şey fayda etmedi, tekrar kaldırdım ayağıyla hala çırpınıyordu, kendisi de çıkarmaya çalışıyordu. Anne çıkar diye eliyle işaret ediyordu. Sırtına vurdum olmadı karnına bastırmaya çalıştım, kucağıma aldım, karnına bastım. O da olmadı, en son parmağımı ağzına kattım boğazına kadar götürdüm, hiçbir şey gelmedi. Yan komşum elimden aldı o da çabaladı olmadı, komşum oğlunu çağırdı. Caddede sivil bir polis vardı, telaşlandığımızı görünce hemen arabaya bindirip oğlumu hastaneye götürdüler. Bende başka bir araçla hastaneye gittim. Hastaneye yetişmeye çalışıyorduk ama bütün kırmızı ışıklar bize durdu. Hastaneye yetişene kadar arada ne kadar zaman kaybettik bilmiyorum ama ilk önce çocuk hastanesine gittik” dedi.

OĞLUM 9 GÜN DİRENDİ AMA KÜÇÜK BEDENİ BUNU KALDIRAMADI

İlk müdahalenin çocuk acilde yapıldığını belirten anne Bilgi, “Oğlum mos mor olmuştu. Orada müdahale ettiler, o sıra benim paniklemem ve ağlamamla beni dışarıya çıkarttılar. Onlar da baya bir müdahale etti, bütün doktorlar ve hemşireler oraya geldi. Onlar da çıkaramadılar, bizi Dicle Üniversitesi’ne sevk ettiler. Ambulansla Dicle Üniversitesine götürdüler. Orada da tekrardan müdahale ettiler. Kulak burun boğaz doktoru geldi o da çıkaramadı, cihazlarla çıkarmaya çalıştılar çıkaramadılar. Acilen ameliyata aldılar, ameliyatta ilk önce nefes borusunu delip nefes almasını sağladılar. Daha sonra kalbini çalıştırmışlardı, 1 buçuk saat ameliyat sonrasında o parçayı çıkardılar. O sırada doktor nefes alamadığını, kalbinin de durduğunu söyledi oksijen beyne gitmedi dedi. Hasar kaldı mı kalmadı mı bilmiyoruz dediler, birkaç gün uyutacağız dediler, uyuttular ama hiçbir fayda etmedi. Oğlum 9 gün boyunca direndi ama küçük bedeni bunu kaldıramadı. Kendi ellerimizle götürdüğüm oğlumun cenazesini teslim ettiler” şeklinde konuştu.

BAKANLIĞIN ONAY VERDİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM

Sağlık Bakanlığı ve çikolatayı üreten firmaya seslenen anne Bilge, “Allah aşkına bunun neresi çikolata, bu bir cinayet aleti. Böyle çikolata mı olur. Küçük çocuklara bu çikolata nasıl satılır. Onlar nereden bilsin ki bunun başında kapak var. Çikolatayı üretenler bunun zararlı olduğunu bilmiyor mu?. Para için üretiyorlar, onlar için kim ölmüş kim kalmış önemli değil ki. Sağlık Bakanlığı acilen bu tür zararlı şeyleri yasaklamalı. Başka anneler ağlamasın ve acilen bu çikolatayı yasaklasınlar. Sağlık Bakanlığının bile bence bu çikolatadan haberi yok, yani bakanlığın onay verdiği bir çikolata değil. Biz bunu üreten fabrika hakkında dava açacağız. Yasal tüm haklarımızı kullanacağız. Sorumluların cezalandırılmalarını istiyoruz.”

OKUYUP DOKTOR OLACAKTI

Oğlunun derslerinde çok başarılı olduğunu belirten anne Bilge,”Oğlumu 6.5 yaşındayken okula kaydını yaptık. Normalde ana sınıfına gitmesi gerekiyordu ama öğretmenleri onun başarılı olduğunu gördüler ve 1. sınıftan başladı. Öğretmenlerini ve arkadaşlarını seviyordu. Evde matematik dersini birlikte çalışırdık. Çalıştığımız zaman problemleri çözünce acayip hoşuna giderdi. Her problemi çözdüğünde beni öpüyordu, ‘bak ne kadar da kolay hemen yaptım’ derdi. Oğlum büyüyünce doktor olacaktı ama hayallerini çaldılar” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal’da kantinden aldığı çikolatayı yemiş, çikolatanın kapağı Yağız’ın nefes borusuna kaçmış ve yaşamını yitirmişti.

İlyas AKENGİN’in Özel Haberi-Tigris Haber

Bu haber 1035 kez okundu.
Diyarbakır - 16:03 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.