12° Açık
  • EURO 6.55
  • DOLAR 5.93

Muhtar Dilek: ‘Kentte Kadın Muhtar sayısı çoğalmalı’

Bağlar - 22 Eylül 2019 20:42 A A

Diyarbakır’ın tek kadın muhtarı Dilek Demir, kentte kadın muhtarlarının olmamasından şikayetçi. İki dönemdir muhtar seçilen Demir, kadın muhtarlarının çoğalması gerektiğinin altını çizdi; “İki dönemdir Diyarbakır’daki tek kadın muhtarım. Ne yazık ki bu da bizim, halkımızın ayıbı. Her kadın Dilek anne olacak diye bir şey yok. Ama çoğalmalıyız’’

Yaptığı çalışmalar sayesinde mahallesinde ‘Dilek anne’ olarak anılan Dilek Demir, 31 yerel seçimlerinde tekrar muhtarlığa seçildi. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Muradiye Mahalle’sinde iki dönemdir muhtarlık yapan ve aynı zamanda ‘Dileğim Yoksullara Yardım Derneği’nin de kurucusu Dilek Demir, mahallelinin her türlü sıkıntısına koşuyor. Kentin tek kadın muhtarı olan Demir, sadece mahallelinin değil şehrin annesi olduğunu ve herkesin yardımına koştuğunu belirtiyor. Kentte kadınların muhtarlık seçimlerinde zulme maruz kaldığını söyleyen Demir, kadınların kendi ayakları üzerinde durarak ve eğitim ile bu sorunların çözülebileceğinin de altını çiziyor;  “Kız çocuklarını okutalım. Yarın kötü bir duruma maruz kaldıklarında kendi ayakları üzerinde durabilsinler. Kimseye de muhtaç olamazlar. Hep birine muhtaç olma yüzünden kadınlarımız kötü duruma maruz kalıyorlar. Tüm kadınlar çok güçlüdür.”

“HALK BENİ SEVİYOR ”

İki dönem muhtar seçildiğine dikkat çeken Dilek Demir, halkın kendisini sevdiğini söyledi;

“Dört çocuk annesiyim. İkinci dönem muhtarlığımı yapıyorum. Altıncı yılıma giriyorum. Altıncı yılımda çok şey yaşadım. Muhtarlığa giriş nedenim, sürekli çevrem bana ‘muhtar’ diye lakap takmıştı. Duruşumdan, hareketlerimden, çalışkanlığımdan, girişkenliğimden dolayı böyle sesleniyorlardı. Bu vasıflar muhtara yakışacak vasıflardır. Onlar bu görevi zaten kafalarında layık görmüşlerdi. Kararımı verdim, neden olmasın dedim. Altı erkek rakibim ve ardı ve altı rakibime de bin 500 oy fark attım. İkinci dönemi de aynı şekilde hatta hiçbir çalışma yapmadan direk seçildim. Çünkü halk beni sevdi, benimsedi.  Mahallenin annesi, ablası olarak halk kabul etti. Halkla iç içe olduğum için hiç kimse çekinmeden, sıkılmadan gelip ne dertleri, sıkıntıları varsa rahatça anlatıyorlar. Ben de elimden geldiğince, yapmaya çalışıyorum.”

“MAHALLELİNİNDEĞİL ŞEHRİN ANNESİYİM ”

Sadece mahallelinin değil, tüm şehrin annesi olduğunu söyleyen Demir; “Mahallelinin iş bulmada, aş bulmada hatta eş bulmada bile sıkıntılarını gidermeye çalışıyoruz. Evlenmek isteyenler de geliyor. Şimdiye kadar muhtaç ailelere, eşi cezaevinde olan, yetimleri olan, engellilere, toplamda 600 kişiye maaş bağlattık. Elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum. Muhtarın aldığı ücret asgari ve ben yarısını da mahalleme veriyorum. Belge parası da almıyorum. Muhtarlığım çok farklı; anne muhtarlığı, abla muhtarlığı. Ben mahallenin daha doğrusu şehrin annesiyim. Geçenlerde bize 5 Nisan mahallesinden yaşlı bir teyze geldi. Kanser hastası ve eşi de yatalakmış. Ev sahibi evden çıkarmış.Biz de hayırsever bir abimizle konuştuk. Evini verdi, kira da almayacak. Boya/badanasını, bakımını ücretsiz yaptırdık. Benim mahallemden biri değildi, ama yardıma ihtiyacı vardı. İşte bu yüzden diyorum şehrin annesiyim. Gönül ister ki, her kapıdan girene yardımcı olayım” diye ifade etti.

“GENÇLERİN ENBÜYÜK SIKINTISI İŞSİZLİK ”

Demir, gençlerin kendisine işsizlik sıkıntısı ile geldiğini ve bunun için elinden geldiğince yardım ettiğini belirtti; “Bana gelenlerin genelinin sıkıntısı işsizlik. Elimizden geldiğince gençlerle sohbet ediyoruz. Fikirlerine önem veriyoruz. Resmi kurum işi olmasa da lokanta, çaycılık, temizlik, fırıncı, kuaför kısaca kişinin eli neye yatkınsa o alanda iş bulmaya, referans olmaya çalışıyoruz. Mahallemde maalesef uyuşturucu yaygın. Kullananlar bizim evlatlarımız. Bu sorun için de tedavi merkezi açıldı. Faaliyete tam geçmedi. Orası ile bir projemiz var, birlikte çalışacağız. Gençler için ne gerekiyorsa yapmaya çalışıyorum. Ülkemizde genel sorun işsizlik ama Güneydoğu’da bu daha fazla. Fabrikalar, iş imkanları olmadığı için insanlar çok mağdur oluyor. Bu yüzden boşanmalar arttı, evlilikler kısaldı. Biz bir nebze olsun mahalledeki vatandaşlarımıza faydalı olabilmek için iki sene önce ‘Dileğim Yardım Derneğini’ kurduk. Dernek de muhtarlığın içinde. İkisini beraber yürütmeye çalışıyorum. Engelli sandalyeleri, akülü sandalyeler verdik. Giyim yardımı, okul araç gereç vs. mahalleliye destek olmaya çalıştık derneğin adı altında. Geçen dönem altı yüz vatandaşımızı Eğil gezisine götürdük. İlk defa vapura binmiş çocukların çığlıkları mutluluk vericiydi. Beş yüz vatandaşımızla da Derik Sultan Şeyh Musa türbesine gidip orada da piknik yaptık. Bu dönem de Urfa’ya niyetliyiz.”

“KADIN MUHTARLAR ÇOĞALMALI”

Kadın muhtarların çoğalması gerektiğini söyleyen Demir; “İki dönemdir Diyarbakır’daki tek kadın muhtarım. Ne yazık ki bu da bizim, halkımızın ayıbı. Keşke Dilek Anneler çoğalsa. Her kadın dilek anne olacak diye bir şey yok. Ama çoğalmalıyız. Benim yaptığım hizmetler erkek adayların yaptığı hizmetten çok farklı. Onlar tabiri caizse erkek oldukları için her kesime giremiyorlar. Bir kadınla sohbete giremiyorlar. Ben kahvelere gidiyorum, esnafları tek tek geziyorum. Sıkıntılarını dinliyorum. O sıkıntıları gideriyorum. Onlar bitince bir daha diğerlerine dolaşıyorum. Mahallenin elektrik, su,  asfalt, kanal alt giderleri, yardım işleri gibi sıkıntılarıyla çok yakından ilgiliyim. Telefonum hemen hemen herkeste var. Onlara bir telefon kadar yakınım. Gece on ikide elektriği olmayan bile arıyor. Hiçbir sıkıntı yok. Bu seneki seçimlerde dört adaydık. Bir kadın aday rakibim de vardı. Bu dönem 100 kadın muhtar aday vardı. Bir tane de muhtar olamadı. Bizim kadınlarımız biraz ürküyorlar. Ben bu konuda hep atılgandım” dedi.

“İLK ÇOCUĞUMU ON BEŞ YAŞINDA DOĞURDUM ”

Kendisinin de çocuk gelin olduğunu ve mücadele ile zor zamanlarını geride bıraktığını söyleyen Demir; “On dört yaşında 27 yaşındaki bir erkekle babamın zoruyla evlendirildim. Önlüğü soydular, gelinliği giydirdiler. Töreler ne yazık ki böyle. Kız biraz serpildi mi onun artık hiç bir şeye ihtiyacı yok, evlenmeli.  Babam beni döverek evlendirdi. Yirmi sene evli kaldım. İlk çocuğumu on beş yaşında doğurdum. Çok sıkıntılı dönemlerim oldu. Çocuğum hastalandı, çocuk olduğum için ne yapacağımı bilmiyordum. Bir çocuk evlendirilmemeli. Çocuk zaten çocuk. Eşimden ayrıldıktan sonra ayaklarımın üzerinde durmaya başladım. Çocuklarımın rızkını temin etmek için her işe yöneldim. Çalıştım, çabaladım. Çocuklarımı okuttum, yetiştirdim. Rabbimin dışında kimsenin de desteğini almadım” ifadelerini kullandı.

“KADINLAR MUHTARLIĞA GİRİŞTİĞİ ZAMAN ÇOK ZULÜM YAPILIYOR”

Seçim döneminde kadın muhtar adaylara zulüm yapıldığının altını çizen Demir bunun insanlık ayıbı olduğunu belirtti; “Çevremde çok ihtiyaç sahibi vardı. Okuma yazma bilmeyen, bir telefon açmayı bilmeyen insan vardı. Bu insanlara nasıl yardımcı olurum diye düşündüm. Amacım hizmet olduğu için muhtarlığa yöneldim. Amacım hizmet ve hala hizmet. Altı senedir muhtarım, evimde bir kaşığım dahi artmadı. Biz kadınlar muhtarlığa giriştiğimiz zaman bize çok zulüm yapılıyor. Bu dönem değil ama ilk dönemimde resimlerime bıyık çiziyorlardı. ‘Bıyıklının işi, sen git evine’ mesajı veriliyordu. Kalp işareti bırakılıyordu. Bunlar hoş şeyler değil. Afişleri asıyorduk, sabah kalkıyorduk yelerinde yok. Bir daha asıyordum onlar yırtıyordu. Bıkana kadar yaptılar amapes ettiler. Ama halk bunu görüyor. Onlar zannediyorlar ki yırtmak o insanı yok etmektir. Hâlbuki yırtmak halkın gözünde o insanı yüceltmektir. ‘Meyve veren bir ağaçtır bunun geleceğine inanıyorlar, iktidar olur’ düşüncesi ile bu rakip adayı halk görmesin düşüncesi ile yapılıyordu. Ama ne yazık ki her şeyi kendilerine yapıyorlardı.”

“KADINLAR ÇOK GÜÇLÜDÜR ”

Eğitimin önemine değinen Demir, tüm kadınların güçlü olduğunu sözlerine ekledi;

“Beni diğerlerinden ayıran, yaptığım hizmet. Aşırı hizmetkar bir yapım var. Çalışmayı çok seviyorum. Oturmayı sevmiyorum. Bir insanı seçmişse halk ondan beklediği çalışması, o koltukta boş oturması değildir. Kadınlara şu günlerde ülke olarak çok üzülüyoruz. Aşırı şiddete maruz kalıyor, öldürülüyorlar. Kız çocuklarını okutalım. Evlilik çözüm değildir. Dilek anneler yetişsin, küçük anneler değil. Başımıza ne geliyorsa cahillikten geliyor. Çocuklarımızı okutalım ki yarın kötü bir duruma maruz kaldıklarında kendi ayakları üzerinde durabilsinler. Kimseye de muhtaç olamazlar. Hep birine muhtaç olma yüzünden kadınlarımız kötü duruma maruz kalıyorlar. Tüm kadınlar çok güçlüdür. Halkımı çok seviyorum.”

Bu haber 454 kez okundu.
Bağlar - 20:42 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.