Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Sağlam: ‘Çözüm HÜDA PAR’ın ortaya koyduğu modeldir’

Diyarbakır - 8 Kasım 2020 17:39 A A

HÜDA PAR Genel Başkanı Sağlam, partisinin Diyarbakır Kongresinde yaptığı konuşmada, ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu sorunlara yönelik ileri sürülen önerilerin çözüm getirmediğini belirterek, “Çözüm HÜDA PAR’ın ortaya koyduğu modeldir” dedi.

HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam, partisinin Öğretmenevi Konferans salonunda düzenlenen Diyarbakır 3’üncü Olağan Kongresine katılarak bir konuşma yaptı. Sözlerine, 3’üncü kongreye ulaştıkları için Allah’a hamd ile başlayan Sağlam, “Diyarbakır’ın, Amed’in Peygamber sevdalısı olarak anılmasını sağlayan, Muhmammed Mustafa’ya salat ve selam olsun.” ifadesini kullandı.

Dünyanın, bu yılın başından itibaren belki de tarihte görülmemiş büyük bir musibet yaşadığını belirten Sağlam, tüm dünyayı saran Coronavirus musibetinin kendilerini de şiddetli bir şekilde etkilediğini söyledi. Normal hayat tarzını, beşeri ilişkileri dahi artık Covid-19 tarafından belirlendiği bir hale gelindiğini söyleyen Sağlam, başta Diyarbakır’da olmak üzere Coronavirus nedeniyle vefat edenlere Allah’tan rahmet, hastalara şifa temennisine bulundu.

“BU YENİ SÜREÇ ÜMMET İÇİN ÖNCEKİLERDEN DAHA ZOR VE SIKINTILI GEÇECEĞE BENZİYOR”

Son yıllarda dünyanın yeni bir kaos sürecini yaşadığını söyleyen HÜDA PAR Genel Başkan Sağlam, “Beşeriyet tarihinde belli dönemlerde vuku bulan dönemeçlerden birinin eşiğindeyiz. Ancak bu yeni sürecin ümmet için öncekilerden daha zor ve sıkıntılı geçeceğine benziyor. Artık düşmanlar silahlı ordularla üzerinize gelmiyor. Önce beyinleri ve zihinleri işgal ediyor, daha sonra ülkelerin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine musallat oluyor. Ordu ve donanmalarla coğrafyaları işgal etmek yerine kullandıkları teknik imkanlar ve mankurtlaştırılan insanlar eliyle bu işgaller içeriden yapılmaktadır. Bu konuda oynanan oyunların farkında olmaz ve gerekli tedbirler alınmazsa önce inanç ve ahlaki değerlerimizi daha sonra da hürriyetimizi ve kaynaklarımızı kaybederiz.” dedi.

“ÜMMETİN BİRLİĞİNİ BOZMAK İÇİN İSLAM COĞRAFYASINA MİLLİYETÇİLİK VİRÜSÜ ZERK EDİLDİKTEN SONRA SORUNLAR OLUŞMAYA BAŞLADI”

Türkiye’de yaşanılan sorun ve sıkıntıların da inançtan ve yüzlerce yıllık medeniyet değerlerinden uzaklaşmaktan kaynaklandığını belirten Sağlam, “Avrupa kaynaklı milliyetçilik virüsü İslam toplumuna bulaşana kadar ümmet içerisinde halklar, dilleriyle eğitim alma ve kültürleriyle yaşaması konusunda bir sorun yaşamamışlardır.  Ümmetin birliğini bozmak için İslam coğrafyasına milliyetçilik virüsü zerk edildikten sonra sorunlar oluşmaya başladı ve bir daha bu topraklar huzur yüzü görmedi.  İslam medeniyetinde tüm inananlar; renkleri, dilleri, kavimleri ve coğrafyaları ne olursa olsun kardeştirler. Bu anlamda İslam tarihinde Müslüman toplumlar arasında kavimler çatışması ve dil sorunu yaşanmamıştır. Çünkü Allah’ın kitabı insanların renklerini ve dillerini ayetlerinden bir ayet olarak zikretmektedir.” diye konuştu.

“KÜRT MESELESİ ADİL BİR ŞEKİLDE ÇÖZÜLMEDİĞİ SÜRECE ÜLKENİN RAHAT VE HUZUR GÖRMEYECEK”

“Ülkenin sorun ve sıkıntılarının büyük bir kısmına kaynaklık eden Kürt meselesi adil bir şekilde, kardeşlik hukuku çerçevesinde çözülmediği sürece ülkenin rahat ve huzur görmeyeceği artık görülmelidir.” ifadesine dikkat çeken Sağlam, “Kürtler bu ülkenin iki ana kurucu unsurundan biridir. Bir kavmin yok sayılmasıyla, kültürünün ve dilinin yasaklanmasıyla yok olmayacağı, net bir şekilde ortaya çıkmışken çok basit olan çözümün hayata geçirilmesi için hiçbir adımın atılmaması düşündürücüdür. Kürt meselesinde red ve inkarcı anlayışın terk edilip çözüm arayışlarının konuşulmasının bile ülkenin sosyal, siyasi ve ekonomik açıdan düzelme trendine girdiğini hep birlikte müşahade ettik. Sorun çözüme kavuşursa hiç şüphesiz yeniden şekillenen dünyada en etkin ülkelerden biri haline gelinecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“OYNANAN OYUNLARI GÖRMEZSEK DÜZENİMİZ BOZULUR VE BİRLİĞİMİZ DAĞILIR”

Kürt sorununun çözümsüzlüğe doğru gitmesinde elbette dış müdahalelerin etkisinin olduğunu söyleyen Sağlam, “Bu millet adalet üzere sorunlarını çözerse kendi huzur ve refahını sağlayacağı gibi bu coğrafyanın kaynaklarına göz diken sömürgeci güçlerin de hedeflerine ulaşmasına engel olacaktır. Bu nedenle kapitalist sömürgeci güçler, yapay ayrılıklar ve ihtilaflarla bizi çatıştırarak uğraştırmaktadırlar. Oynanan bu oyunları görmez, buna karşı inanç ve kardeşlik bağlarımızı güçlendirmezsek gücümüz gider, düzenimiz bozulur ve birliğimiz dağılır.” şeklinde konuştu.

“İSLAM’A SALDIRILARA KARŞI ÇARESİZ DE DEĞİLİZ; İKİ MİLYARA YAKIN BİR İSLAM TOPLUMU VAR”

Başını Fransa’nın çektiği İslam’a, İslami değerlere ve İslam’ın kutsallarına yapılan saldırıların bu plan ve programların bir parçası olduğunu söyleyen Sağlam, “İslam’ın kutsallarına saldırılar yapılarak İslam toplumlarının sinir uçlarına dokunulmaktadır. Böylece inançlarına ve kutsallarına yapılan hakarete karşı bile duyarsız bir Müslüman şahsiyet oluşturmak istiyorlar. Bu hakaretler yıllar önce hesabı yapılmış ve alt yapısı oluşturulmuş saldırılardır. Müslümanlar bu hakareti hiç bir şekilde kabul etmemelidir. Bu saldırıya karşı çaresiz de değiliz; iki milyara yakın bir İslam toplumu var. Peygamberini canından aziz bilen yüz milyonlarca peygamber sevdalısı var. Bugün iki milyara yaklaşan nüfusu ile Müslümanların sadece Fransız mallarını boykot etmesi bile yapılan bu küstahlıktan vazgeçmesine yetecektir. Ancak bir daha bu tür alçaklığa hiç kimsenin cüret etmemesi için İslam ülkeleri Fransa ile diplomatik, askeri, siyasi ve ekonomik ilişkilerini derhal askıya almalıdırlar. Tarihte buna benzer tepkilerin olduğunu unutmamalıyız.” şeklinde konuştu.

“FAİZ BÜTÜN EKONOMİK SIKINTILARIN KAYNAĞIDIR”

Bugün yaşanan ekonomik krizlerin kaynağının faizli kapitalist sistem olduğunun altını çizen Sağlam, “Faiz bütün ekonomik sıkıntıların kaynağıdır. Faize dayalı ekonomik sistem devam ettiği sürece bu sıkıntılar bitmeyecektir. Yüz yıla yakın bir süreden beri bunu tecrübe ediyoruz. Yürütülebilir olmadığı anlaşılan bu modelden bir an önce vazgeçip,  insanı merkeze alan, insan fıtratına uygun, faizsiz ekonomik modele, ‘İslam İktisat modeline’ geçilmelidir. Hiçbir emek harcamadan, paradan para kazananları desteklemek yerine; emek harcayan, üreten ve yeni istihdam oluşturan üretici teşvik edilmeli, bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkları kaldırılmalıdır.” dedi.

“BÖLGE; ÜLKENİN STRATEJİK İHTİYAÇLARININ ÖNEMLİ BİR KISMINI KARŞILAYABİLECEK POTANSİYELE SAHİPTİR”

Sağlam, şunları söyledi:

“Bölgemiz, iklim ve coğrafi olarak tarım ve hayvancılık sektöründe çok elverişli bir konumda bulunmaktadır. Ancak boşaltılan köyler, yanlış teşvik politikası ve uygulamalar nedeniyle bu değerlerimizden yeterince istifade edemiyor, tarla ve meralarımızı gerektiği gibi kullanamıyoruz. Gerek sanayi gerekse tarım ürünleri açısından dışa bağımlılıktan kurtulmanın yolu, sahip olunan imkanların sonuna kadar kullanılmasından geçer. Bulunduğumuz bölge; coğrafi ve iklim şartları bakımından ülkenin stratejik ihtiyaçlarının önemli bir kısmını karşılayabilecek potansiyele sahiptir. Coronavirus salgını, stratejik gıda ürünlerinin bir ülke için ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu musibetten gerekli dersleri alarak stratejik öneme sahip ürün, mal ve hizmetlerin üretilmesi yeterince teşvik edilmelidir. Hayatın her alanında ihtiyaç duyulan mal ve hizmetleri yerli imkânlarla üretebilmek için gerekli tedbirler alınmalıdır”

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE BUNA DAYANARAK ÇIKARTILAN YASALAR; AİLE YAPIMIZI YOK ETMEKTEDİR”

İstanbul Sözleşmesini zararlarına değinen Sağlam, şunları söyledi:

“İstanbul sözleşmesi ve buna dayanarak çıkartılan yasalar; aile yapımızı yok etmek, sapıklığı ve sapkın ilişkileri meşrulaştırmak ve normalleştirmek isteyen çalışmalardan biridir. Bugün Avrupa ülkeleri bile toplumsal düzeni ve aile yapılarını bozduğu gerekçesiyle bu sözleşmeden çekilmek için faaliyete geçmişken bir İslam toplumunun bu sözleşmeye bağlılıkta ısrar etmesini anlamak mümkün değildir.

“TARAFGİRLİK VE YAKINLIK, KADROLAŞMADA TEK ÖLÇÜ HALİNİ ALDI”

Yıllarca büyük emek ve hayallerle alınan diplomalar ve sınavlardan alınan derecelere rağmen gençlerin, mülakat adı altında elenerek açlığa ve yokluğa mahkûm edildiğini söyleyen Sağlam, “Ehliyet ve liyakat devlet kurumlarında en önemli ölçü olması gerekirken, tarafgirlik ve yakınlık, kadrolaşmada tek ölçü halini almıştır.  Hükümet edenlere yakınlığından başka bir özelliği olmayan insanlar hak etmedikleri ve hakkını veremedikleri makamlara gelmektedirler.” dedi.

“ÇÖZÜM HÜDA PAR’IN ORTAYA KOYDUĞU MODELDİR”

Ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu sorun, sıkıntı, kargaşa ve kaosun bitmesine yönelik ileri sürülen önerilerin çözüm getirmediğini gördükleri ve yaşadıklarını kaydeden Sağlam, “Ülkeyi yeniden huzur ve güven ortamına kavuşturacak çözüm HÜDA PAR’ın ortaya koyduğu modeldir.” ifadesini vurguladı. Sağlam, “Ancak HÜDA PAR’ın ortaya koyduğu program ve modelin bu ülke insanına doğru bir şekilde anlatılması gerekir. Bu nedenle halkın siz hür kadrolara ihtiyacı var. Bu sorumluluk hepimizin omuzundadır. Yolumuz uzun, yükümüz ağır, imkânlarımız kısıtlı, zamanımız dar, takatimiz sınırlıdır. Ama iman varsa imkân da vardır.  Ve hür kadrolarda bu inanç ve azim mevcuttur.” ifadelerini kullandı

Bu haber 460 kez okundu.
Diyarbakır - 17:39 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.