11° Parçalı bulutlu
  • EURO 7.30
  • DOLAR 6.74

Siyasiler; ‘Bahar Kalkanı Harekatını’ değerlendirdi

Bağlar - 4 Mart 2020 21:47 A A

Suriye’nin İdlib kentinde 34 askerimizin şehit edilmesinin ardından başlatılan “Bahar Kalkanı Harekâtı” siyasiler tarafından değerlendirildi. Bir kısım siyasi partiler hükümetin yanında olduklarını belirtirken, bazı parti temsilcileri ise iktidarın Suriye politikasını eleştirdi.

27 Şubat günü Suriye’nin İdlib kentinde Türk askerine yönelik düzenlenen hain saldırı sonucu 34 Mehmetçik şehit oldu. Hain saldırının ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, bölgede harekât başlatıldığını ve adının “Bahar Kalkanı” olduğunu duyurdu. Bahar Kalkanı harekâtının başlatılmasını ve Türkiye’nin Suriye politikasını değerlendiren siyasi parti temsilcileri, “Genelde Suriye, özelde ise İdlib sorunu iktidarın yanlış politikası sonucu ortaya çıkmıştır” dedi.

BOZAN: “İKTİDARIN YANLIŞ POLİTİKASI YÜZÜNDEN SORUN YAŞANIYOR”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, başlayan Bahar Kalkanı Harekâtına ilişkin şu açıklamaları yaptı: “Suriye sorunu özelde ise İdlib sorununun nedeni iktidar partisinin yanlış politikasından kaynaklanmaktadır. Gömleğin bir düğmesi yanlış iliklenirse devamı da yanlış gelir. İslam Birliği oluşturulmalıydı. İslam Birliği oluşturulmuş olsaydı şuanda durum çok farklı olurdur. Yaşanan olaylara sadece bugünkü İdlib ve Suriye penceresinden bakmak yanlış olur. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile birlikte geniş açıyla bakmak gerekmektedir. Geçmişten bu yana Yahudiler kanser tohumu ekerek ilmek ilmek fitne ekerek, savaş başlattılar. Bugünkü durum spontane gelişmede tamamen planlı ve programlı olarak inşa edildi. Büyük İsrail devletinin kurulması için zemin hazırlanıyor. ABD 1980 sonrası büyük İsrail devleti ve BOP için kendisi sahada arka plana geçerek ülkeleri savaştırma politikası izlemeye başladı.”

ERBAKAN VURGUSU

İzlenilen politikayı eleştiren Bozan, sözlerini şöyle devam ettirdi: “Rahmetli Erbakan’ın kurduğu D8’in izinden gidilmeliydi. Gelen iktidar D8’in üzerine eklemeler yapsaydı şuanda durum bambaşka olurdu. İslam Birliği derhal sağlanmalı ve bir araya gelinmelidir. Aksi halde başka bir çözüm yolu yoktur. Birlik olunmadığı, istişarelerde bulunulmadığı sürece ABD, Rusya ve İran tutumlarını devam ettireceklerdir. Hatta hadlerini aşarak daha farklı ve sert tutumlar sergileyeceklerdir.”

“REJİMİN ARKASINDA RUSYA VE İRAN VAR”

Diğer Ortadoğu ülkeleri ve Suriye’yi değerlendiren Bozan, “Şimdilerde Esed  için zalim söylemleri aldı başını gidiyor. İyi de Esed zaten hem zalimdi bu yeni oluşan bir durum değil. Suriye, Libya ve Afganistan gibi değil. Suriye rejiminin arkasında Rusya ve İran desteği var. Bu destek göz ardı edilemez. Ancak bizim iktidarımızda gözlerini yummuş, kulaklarını kapatmış dilini de mühürlemiş olarak bir politika izliyor. Bu iş böyle yürümez, yürütülemez” dedi.

“ABD, TÜRKİYE’Yİ SURİYELİLEŞTİRMEK İSTİYOR”

ABD’nin Türkiye üzerinde farklı amaçları olduğunun altını çizen Bozan, “ABD’nin asıl projesi Türkiye’yi Suriyelileştirmektir. Türkiye’yi savaş üçgenine çekerek İran ve Rusya ile savaştırmaktır. Bu noktada Türkiye olarak barışçıl bir politika izlememiz gerekmektedir. Bölgedeki Türkiye, Suriye ve İran unsurlarının bir araya gelip görüşmesi ve orta yolu bulması gerekmektedir. Aksi takdirde kan ve gözyaşı devam edecektir” diye konuştu.

KAYAALP: “HAREKÂTLAR OLMASAYDI TÜRKİYE SAVAŞIN MERKEZİ OLURDU”

Bahar Kalkanı Harekâtı ve öncesinde yapılan Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınar’ı harekâtlarının önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp, şöyle konuştu: “Bu harekât ve önceki harekâtlar olmasaydı şuanda Türkiye’nin göbeğinde savaşlar hâkim olurdu. Askerlerimizin şehadet mertebesine yükselmesiyle halkımızın kin ve öfkesi arttı. Bu sebepten dolayı harekâtlar devam etmeli ve sürdürülmelidir.”

“AVRUPA MÜLTECİLERE KAPI AÇMALI”

Askerlerimizin şehit olmasının ardından açılan sınır kapılarına dair görüşlerini dile getiren Kayaalp, şu ifadeleri kullandı: “Mültecilere evrensel kanunlara göre kapılar açılmalıdır. Aslında kapılar çok önceden açılmalıydı. Kapıların şimdi açılmış olması gecikmiş bir adım oldu. Açılan kapılardan sonra demokrasiden dem vuran Avrupa’nın gerçek yüzünü bir kez daha gördük. İnsan hakları ve demokrasiden söz etmeye gelince hepsi birer hak savunucu modeline bürünüyor ancak kendileri bir tek mülteciye bile kapı açmaya yanaşmıyor. Mültecileri kabul etmek bir yana insanlık dışı uygulamalar ile canlarına kastediliyor. Demokrasiden, yaşam hakkından söz etmek yerine bunu uygulamaya dökmeleri gerekiyor.”

ENSARİOĞLU: “İKTİDAR PARTİSİ HAREKETLERİNE ÇEKİ DÜZEN VERMELİ”

Söz konusu sorunun milli bir mesele olduğunun unutulmamasını belirten İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu ise iktidar partisinin tutumuna yönelik şöyle dedi:

“Milli bir mesele olduğunun altını çiziyorum ve milletçe izlenen yola destek vermemiz gerekiyor. Ancak iktidar geçtiğimiz sürecin çok hassas olduğunun farkına varmalıdır. İktidar partisinin kabine üyelerinin canlı yayında ortaya serdikleri tutum, hal ve hareketler kesinlikle kabul edilir değildi. Bir çeki düzen verilmelidir.”

“KAPILAR ÖNCEDEN AÇILMALIYDI”

Kapıların açılmasına yönelik görüş bildiren Ensarioğlu, “Atılan adım geç kalınmış bir adımdır. Verilen sözler tutulmadığı zaman Türkiye kapıları açmalıydı. Kapıların şimdi açılmasını geç kalmış bir hareket olarak değerlendiriyorum. Şimdi açıldı ancak Avrupa’nın tutumu ve izlediği yol iç açıcı değil. o sebepten verilen sözler tutulmadığı dönem hemen bir hamle yapılmalıydı” dedi.

ÖZER: “SURİYE’DE NE İŞİMİZ VAR?”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır İl Başkanı Gönül Özer ise Türkiye’nin Suriye’de yanlış bir politika izlediğini belirterek şöyle konuştu: “Biz baştan beri Suriye’de ne işimiz var diyoruz. Suriye’de olmamızı gerektirecek bir durumun söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Yaşanan sorunların uluslararası hukukla çözülmesi gerektiği kanaatindeyiz. İktidarın yanlış politikasının kurbanı olduğumuz açıkça ortadadır.”

“BU KADAR MÜLTECİ KABUL EDİLMEMELİYDİ”

Türkiye’ye gelen mültecilere ilişkin konuşan Özer, “Baştan beri bu kadar insanın sorumluluğu üstlenilmemeliydi. Baştan kapılar açık olmalıydı ya da hiçbir mültecinin ülkemize girişine izin verilmemeliydi. Mülteciler gelip yerleştikten sonra kapıları açmanın hiçbir anlamı yok. Mülteciler konusunda baştan beri yanlış bir politika izleniyor” diye konuştu.

Kaynak: Güneydoğu Güncel

Bu haber 767 kez okundu.
Bağlar - 21:47 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.