13° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Unutturamıyorsunuz!

Diyarbakır - 16 Mart 2021 16:50 A A

Halepçe Katliamı bir diğer adı Soykırım, Vahşet!

Kim tarafından, hangi amaçla yapıldığını, herkesin artık bildiği bir durum…

O yüzden tarihçesine girmeyeceğim.

Ama bildiğim ve ilgilendiğim tek şey var o da; bunun adının bir katliam ve soykırım olduğudur!

Nazi Almanya’sının lideri Adolf Hitler’in 1939-45 yılları arasında 6 Milyon’a yakın Yahudi’yi toplama kamplarında başta ‘gaz’ odalarında olmak üzere katlettiğini hepimiz tarih kitaplarında okuduk, biliyoruz…

Hiçbir toplum yok ki gerek dininden, gerek ırkından dolayı katliama ya da soykırıma uğramasın.

Yahudiler, Kürtler, Türkler, Çingenler…

Katliamlar ve soykırımların büyük bölümü sözde çağdaş ve modern Avrupa’nın göbeğinde yaşandı.

Yani yüzyıllar boyunca katliamlar, soykırımlar devam etti durdu. 

Hiroşima, Nagazaki, Srebrenitsa, Hama, Gazze, Roboski hadiseleri insanlığın yüz karası ve utanç tablolarıdır.

Küresel sistem hala güçlüden ve zalimden yana olsa da; halkların inanç, direniş, adalet ve özgürlük sevdaları, zalimleri ve sistemlerini tarihin çöp sepetine yuvarlamasına kimse mani olamayacaktır.

Katliamı kim yaparsa yapsın, ırk, mezhep ayırımı gözeterek olsa insanlık suçudur!

Tarih önünde yargılanması gerekir.

Nitekim Halepçe’de de kıyım, katliam, vahşet yaşandı.

Tarihler 16 Mart 1988 yılını gösterdiğinde, uçaktan atılan ‘elma’ kokulu gaz ile 0-70 yaş arası on binlerce Kürt katledildi.

“6 bin 357 kişi zehirlenerek ya da yanarak öldü,

14 bin 765 kişi ağır derecede yaralandı.

Bu kimyasal saldırı, günümüze yani bugüne kadar

43 bin 753 kişinin ölümüne,

61 bin 200 kişinin de sakat kalmasına sebep oldu”

Katliam gününde Halepçe’yi ziyaret eden bir gazetecinin anı defterinde, o günün ne olduğuna hep birlikte bir kez daha tanıklık edelim;

“Halepçe’ye yapılan kimyasal silahlı saldırı sonucunda ortaya çıkan görüntü, hayatımda gördüğüm en kötü görüntüydü. Sokaklar, duvar dipleri kıvrılmış cesetlerle doluydu.

Yakından baktığımda çoğunun birini korumaya çalışırken öldüğünü gördüm. Korumaya çalıştıkları bebekleri, çocukları ya da eşleri de ölmüştü.

Saddam Hüseyin’in askerlerinin Halepçe’nin Kürt nüfusuna ders vermek için rastgele attıkları sinir gazlarından korunmanın yolu yoktu.

Daha önce İran-Irak savaşı sırasında askerlere karşı kullanılan kimyasal silah saldırısı sonucunda ortaya çıkan dehşetli manzaraya tanık olmuştum. Ama bu sinsi, zalim gazların savunmasız kadın, erkek ve çocukları ne hale soktuğunu görmek daha kötüydü.

Irak hava kuvvetlerinin bıraktığı bu gaz bombaları ani etki göstermişti. Bu bombalardan birinin düştüğü bir odada yemek yeniliyordu.

Herkes ölmüştü; ama her şeyin bir-iki saniye içinde gerçekleştiği belliydi. Yaşlı bir adam ekmeğini ısırırken ölmüştü. Bir başkasının ise gülümsemesi sanki bir fıkranın ortasında asılı kalmıştı. Diğerlerini ise yavaş ve acılı bir ölüm bulmuştu.

Vücudu neredeyse bir çember gibi kıvrılmış, başı ayaklarına değen bir kadın görmüştüm. Giysileri kan ve kusmukla kaplı, yüzü dayanılmaz bir acıyla buruşmuştu”

Ama ne yapılırsa yapılsın, hangi baskıyı yaparsanız, hangi zulmü yaparsanız yapın; isterseniz katliam ve hatta soykırım yapıp, “kökünü kazımayı” aklınızdan geçirin; unutulmuyor!

Unutturamıyorsunuz!

Bu haber 414 kez okundu.
Diyarbakır - 16:50 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.