28° Açık
  • EURO 6.53
  • DOLAR 5.80

Yıkık bir üniversiteden ilk 10’na girecek Üniversiteye…

Diyarbakır - 26 Aralık 2017 08:28 A A

Bir dönem terör örgütü FETÖ’nün karargâh olarak kullandığı, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra adeta yıkık bir üniversite devir alan Rektör Prof. Dr. Talip Gül ve ekibi, Türkiye’de hiçbir üniversitenin başaramadığını başardı.

Bir yandan terör örgütü FETÖ elemanlarıyla kurduğu komisyonlarla mücadele eden Rektör Gül ve ekibi, diğer yandan zarar eden, yolsuzluk ve hukuksuzluklarla karanlığa gömülmüş, eğitim yuvası olmaktan çıkmış olan Dicle Üniversitesi’nin asli görevi olan bilimsel faaliyetlerle yeniden canlandırmaya çalıştı. Birçok akademik kadrosu hala boş olmasına rağmen akademisyenlerce tercih edilmemesine rağmen Dicle Üniversite, bir yıl gibi kısa sayılabilecek bir zamanda 7’si uluslararası 269 bilimsel faaliyet gerçekleştirdi. Bilimsel faaliyetlerine bu yılda son sürat devam ettiren Dicle Üniversitesi, geçtiğimiz yıl 13 yeni bölüm de açtı. Açıköğretim Fakültesinin Diyarbakır’a gelmesi için de YÖK nezdinde baskılarını sürdüren Rektör Gül ve ekibi, mevcut 33 bin olan öğrenci sayını ilk etapta 50 bine çıkarmayı hedefliyor. Rektör Gül’ün asıl hedef ise Dicle’yi ilk 10 üniversite arasına sokabilmek.

Dicle Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Talip Gül ile görevde olduğu 1 yılının sonunda Üniversitenin önceki dönem yönetim ve faaliyetlerinin ne durumda olduğunu ve kendilerinin göreve başladığında şimdiye kadar ki çalışmalarını Diyarbakır’ın en çok okunan haber sitesi ‘diyarbakirgazete’ editörü Sait Bayram’a anlattı.

“HAİN DARBE GİRİŞİMİ SONRASI YIKILMIŞ BİR ÜNİVERSİTE DEVİR ALDIK”

Rektör Gül, Terör Örgütü FETÖ’nün hain darbe girişimi sonrası yaşanan süreç nedeniyle enkaz değil, yıkılmış bir üniversite yönetimi devir aldıklarını söyledi.

“SÜREÇ BİZİ YORDU”

Rektör Gül, “Yeni yönetim olarak 1 yılı geçti, yönetimi devir aldık. Üniversiteyi devir aldığımızdan bu yana tamamen kadroyu değişmemiz gerekiyordu bizde değiştik. Kadronun yüzde 99’u neredeyse değişti. Tabi bu kadroyu değiştirmek ve her zaman deneyimli insanları bulmak kolay değildir. Bu kadroları değişirken de hep liyakatla araştırmalar yaparak aldık. Bir taraftan da soruşturmalar devam ederken bizim enerjimizin yarısını aldı. Bu süreç bizi yordu” dedi.

7’Sİ ULUSLAR ARASI 269 BİLİMSEL FAALİYET

Buna rağmen 2016-2017 yılı içerisinde 7’si uluslar arası 269 bilimsel faaliyet gerçekleştiğini ifade eden Rektör Gül, Türkiye’de bilimsel faaliyet olarak bu rakamlara ulaşan başka bir üniversitenin daha olmadığına vurgu yaptı. Bu başarının bazı çevrelerce basite indirgemeye çabalarının bulunduğunu da aktaran Gül şöyle dedi: “Geçen sene 269 bilimsel faaliyet yaptık bunu YÖK’e söylediğim de ağzı açıkta kaldı. Bunların bir kısmının ise uluslar arası sempozyum ve kongrelerdir.  Bu sene ise okulun açılmasıyla 30-40 tane çok önemli toplantıların yaptık. Hidrolojik kongresi, Uluslar arası Su kongresi ve Nobel ödüllü hocaların da geldiği bir toplantı gerçekleştirdik. Ayrıca müzik ve dans kongresi gibi kongrelerde de çok güzel geri dönüşümler aldık. Kendim bizzat asistan okulu açıp tüm kadın doğum asistanlarını Diyarbakır’a getirtip 3 gün süren bir ders verdik. Ayrıca Bilimsel faaliyetler için Diyarbakır’a gelen yerli yabancı misafirlerimize etkinlikler sonunda Diyarbakır gezisi düzenliyor ve kenti tanıtıyoruz, bu vesileyle varsa kentimiz hakkında olumsuz algıyı değiştirmeye yardımcı oluyoruz”

BAZI MEDYA KURULUŞLARINA SERZENİŞ!

Bazı medya ve siyası alt tabanlı kişilerin üniversiteyi eğitim amacından çok bir rant kapısı, iş kapısı vb. farklı gözle bakılıyor. Gelip benden iş istiyorlar. İşin olmadığını söyleyince sonra hakkımızda kötü konuşmaya, yazmaya başlıyorlar. Sizin gibi vicdanlı gazetecilerin de farkını görüyoruz. Kendi işimize bakıyoruz, ciddi manada çalışmamız gerekiyor ve çok çalışıyoruz.

DEVLETİN KALEMİNİ BİLE ÖZEL İŞİMDE KULLANMIYORUM!

Devletin kalemini bile kendi işimde kullanmıyorum. Yemem yedirmem, geçen yanlışlıkla eve götürmüştüm sonradan fark edince kullanmayıp geri getirdim. Allah bizlere fakir fukaranın, devletin yetimin malını yemeyi, yedirmeyi nasip etmesin inşallah. Bunun olmaması için tüm çaba ve gayretimizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

“DİYARBAKIR FETHİ, İSTANBUL FETHİNDEN DAHA ÖNEMLİDİR”

Diyarbakır fethi, İstanbul fethinden daha önemlidir. 630 yılında fetih edilen Diyarbakır yaşayan bir tarihtir. Anadolu’nun kapılarını açmış ve İslam’ın yayılmasını sağlamıştır. Diyarbakır 639 yılında fethi ile Malazgirt Fethinin önünü açmıştır. Malazgirt Fethi de İstanbul fethinin önünü açmıştır. Diyarbakır’da 33 medeniyet geçmiş ve tarihin bizzat içerisindeyiz. Amerika neki son yıllarda kurulmuş bir ülkedir. Her toplantı ve konferanslar da konuşmamın bir bölümünün de Diyarbakır’ın tanıtması adına konması adına her zaman bir bölümde anlatıyorum.  Kilden tablet yapmış ve ilk yazıyı da burada yazılmıştır.

‘3 CİLTLİK ULUSLARARASI DİYARBAKIR SEMPOZYUMU KİTABI’

Asurlar döneminde ilk kütüphane burada kurulmuştur.  ‘3 ciltlik uluslararası Diyarbakır sempozyumu kitabı’ Eski Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy’un fikri, maddi desteği ve Dicle Üniversitenin çalışmalarıyla geçen sene yapılan sempozyumların da Diyarbakır hakkında yazılar yazan Sanatçı, bilim adamı ve Diyarbakır’ın önemli insanlarını 4 günlük sempozyuma davet ettik ve bu çalışmayı 3 ciltlik bir kitapta Diyarbakır’ı anlatan önemli bir eser çıkarttık. 2000-3000 kişinin katıldığı sempozyuma 307 tane bilim adamı da katıldı. Yani benim göreve başladığımdan tahmini 3 ay sonra başlatılmış bir çalışmadır. Bu kitap Diyarbakır’ın kendisidir. Gelen önemli misafirlerimize hediye ediyoruz. Ayrıca büyük kurumlara da gönderdik.

 “KİMİ HOCALAR SORULARI BİLE VERİYORMUŞ”

Bizim önceliğimiz öğrencilerimizdir ve sadece eğitim üzerinde çalışmalar yapıp eğitim konuşuyoruz. Kendim göreve başladığım zaman öğrencilerin devamsızlık yaptığını ve hocaların bu durumu önemsemediği fark ettim ve kimi hoca soruları bile veriyormuş. Bu duruma da el attım. Bu süreçte eğitime tamamıyla büyük önem verdik ve şu anda o eski olumsuzlukların tamamını inşallah temizledik.

“ÜNİVERSİTE İNSANLARI MESLEK SAHİBİ YAPAR İŞ SAHİBİ YAPMAZ”

Herkes üniversiteye giderim iş sahibi olurum diye düşünüyor ama öyle değil. Ben öğrencilerime iş sahibi olmaları için üniversite yılların da çok başarılı bir eğitimlerini kalite düzeyine çıkarmaları lazım ki insanlar iş sahibi olsunlar. Yoksa Üniversite insanları meslek sahibi yapar iş sahibi yapmaz. Bu konu da bir yanlış algı var. Üniversite yıllarında çok kaliteli bir şekilde başarılara imza olanlar tabi ki de iş sahibi olabiliyorlar. Örneğin aynı bölümden mezun olmuş iki öğrenciden biri holding kurarken diğeri bir büro açıp onu bile işletemiyor.

“ÖĞRENCİLERLE SÜREKLİ GÖRÜŞÜYORUM”

Öğrencilerle sürekli irtibat halindeyim. Bütün bölümlerin öğrencileriyle sürekli iletişim halinde olup onlarla görüşüyorum. Yeni gelen öğrencilerle bile görüşüp onlara üniversitenin ve Diyarbakır’ın öneminde bahsediyorum. Bütün fakültelerin öğretim görevlileriyle de ayrı ayrı toplantılar yaptım. Bu toplantılar da vurguladığım konu da şu oldu ki amacımız Üniversitemizin eğitim ve öğretimini yükseltmek olmasıdır. Bunu hem hocalara söyledim, talimat ta verdim.

“ÖĞRENCİLERE UYARI VE NASİHAT”

Öğrencileri de derslerine itimat göstermelerinde uyarılar da bulundum ve nasihatler da bulundum. Geçen sene tahminen 3000’ne yakın öğrenciyi odamda ağırladım. Öğrencilerime sürekli nasihatler da bulunuyorum. Onlara tecrübelerimden bahsedip onlarında tecrübe edinmiş eğitim alanın da ya da kendi alanlarıyla ilgili bilinir kişileri araştırıp tanımlarını söylüyorum.

“AZİZ SANCAR YAKIN ZAMANDA GELECEĞİNİ SÖYLEDİ”

Örneğin Aziz Sancar’ın hayatını okumalarını tavsiye ediyorum. Onun Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü adı altın da bir kitabı var, herkesin okumasını da tavsiye ederim. Kendisiyle de mailleşiyoruz geçen sene davet ettim. Oda dostlarımla konuştum oranın güvenli olmadıklarını söylediler diyip gelmedi. Geçenlerde yine mesaj attım; Bu sene çok yoğun olduğunu fakat en yakın zamanda geleceğini söyledi.

‘BU ÇOCUKTA BİR ŞEYLER VAR, OKULA BAŞLATALIM’

Okula ağabeyimin peşinden 4-5 yaşlarında gidiyordum. Sonrasında öğretmenin dikkatini çektim ve köy imamı olan babama ‘Bu çocukta bir şeyler var. Bunu okula başlatalım’ diyen hoca mı ben rol model aldım. İlkokul hocamı rol modeli alarak, kendime hedef koydum ve kendim onun yolunda gittim. Onun dışında hiç unutmam lise öğretmenim Raşit Küçük, Nevzat Aşe’yi ve Üniversite Tıp Faküldesin de Dahiliye hocası Erdoğan Albayrak, Trabzonlu Hocamız İbrahim Yılmaz’ı rol model olarak aldım. Onların başarısı, yürümesi, konuşması, çay içmesi gibi gibi gözlemleriyle onları rol model olarak aldım.

“VEDAT DALOKAY’I DA ÖRNEK ALMALARINI SÖYLÜYORUM”

Öğrencilerime Türkiye’nin Enlerinin neden bizden çıkmadığını soruyorum ve onlara Vedat Dalokay’ı da öğrencilerime örnek almaları için araştırmalarını söylüyorum. Geçenler de öğretmenler günü toplantısın da sordum Vedat Dalokay kimdir diye bir kısmı bilirken diğerleri bilmedi.

“HEDEF, ÇALIŞMAK VE UMUT”

İlkokulda bir hocamın tahtaya yazdığı Hedef, Çalışmak Ve Umut yazısını kendi hayatımda hep önemli oldu öğrencilerime de her zaman çalışmalarını ve hedeflerinin pişinden gidip kaybetseler bile umutsuzluğa kapılmamalarını söylüyor. Bu şekilde öğrencilerimizin de kendilerine hedef koyup çalıştıklarında bir Vedat Dalokay ve Gazi Yaşargil gibi isimlerin önemli başarılarına onlarında yapabileceklerini söylüyorum.

“ÖĞRENCİNİN ÇOK OLMASI DİYARBAKIR’IN KAZANMASI DEMEKTİR”

Üniversite demek öğrenci demek, öğrenci demek eğitim demektir. Öğrencinin çok olması demek esnafında, kazanması, Diyarbakır’ın da kazanması demektir. Erzurum’daki bir ekonomistin araştırmasında bir öğrencinin kaldığı bölgeye aylık bıraktığı ücret 550 TL’dir. Ben yazın Erzurum’a gidiyorum kimse yok caddeler boş fakat eğitim zamanın da tıklım tıklım. Bu şehir sadece öğrenciler bile olsa nasıl kazandığı ortadadır. Bu arada annem Erganili, babam ise Erzurumludur ama ben kendimi Diyarbakırlı olarak görüyorum. Bir Diyarbakırlı olarak benim hedefim üniversitemiz ile kentimizin kazanmasıdır.

“HEDEFİMİZ İLK 10’A GİRMEK”

Hedefimiz ilk 10’a girmektir. Dicle Üniversite Türkiye sıralaması olarak şuan 30’uncu civarındadır. En eski Üniversitelerden olup bu sıralama da olmak tabi yeterince iyi seviyede olmadığımız anlamına geliyor. Bunun için elimizden geleni yapıp ve yapacağımız çalışmaların da ileriki yönetimin devamını sağlayacak nitelikte olasını sağlayacağız. Şuan Hastanemizde yapılmayan hiçbir ameliyat yok, Hacettepe de ne yapılıyorsa bizde de aynısı yapılıyor.

TÜP BEBEK MERKEZİ BİRKAÇ AY İÇERİSİNDE AÇILIYOR

Tüp bebek merkezi birkaç ay içerisinde açılacaktır. Harita mühendisliği bölümü de açtık ve Öğrenci kulüp sayısını 80’e çıkarttık. Geçen sene ise 13 bölüm açıldı. Açık öğretim için başvurularımız devam ediyor. (Türkiye de 3 tane var. 1) Anadolu 2) İstanbul 3) Erzurum) geçen yine Urfa’da YÖK başkanıyla bir toplantı da yemekte yanında oturmuştum. Açık öğretim bizim hakkımız olduğunu sürekli bahsettim.

YABAN HAYVANLARI ÜRETME YERİ VE BAKIM İSTASYONU

Yaban hayvanları için 40 dönümlük bir arazi tahsis ettik. Orman bakanlığına verdiğimiz 40 dönümlük araziyle Türkiye’nin 6.sı olan Yaban hayvanları üretme yeri ve bakım istasyonu denetim yerini açacağız.

“ÖĞRENCİ SAYISINI 50 BİNE ÇIKARMAK İSTİYORUZ”

Ayrıca hedeflerimizden biri de öğrenci sayısını 33 Bin den bunu 50 bine çıkartmaktır”

Bu haber 109 kez okundu.
Diyarbakır - 08:28 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.