12° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 129
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home2/gazete/domains/diyarbakirgazete.com/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 133

Diyarbakır’daki site kavgası yargıya taşındı!

Diyarbakır - 12 Haziran 2020 19:44 A A

Diyarbakır’da geçtiğimiz hafta lüks bir sitede yaşanan kavganın tarafları karşılıklı olarak bir birinden şikayetçi oldu.  Eski yönetici, kalaşnikoflu ve pompalı silahla saldırı iddiaların doğru olmadığını belirterek, “Polisin önünde bana ve eşime saldıran onlar” dedi.

Diyarbakır’da lüks bir sitede oturan eski başkan ve bazı site yöneticileri arasında yaşanan taşlı ve sopalı kavga olayı yargıya taşındı. 7 kişinin yaralandığı olayla ilgili soruşturma devam ederken, sakinlerine saldırdığı iddia edilen eski site yöneticisi konuştu.

İki yıl önce site yönetiminin seçildiğini dile getiren ve ismini vermek istemeyen eski yönetici, “Yeni yönetim seçildikten sonra aidatların daha düşük gelmesi için resmi olarak çalışan temizlik ve güvenlik firmasıyla bağlantıyı kopardı. Sözleşmeleri feshetti. Bu sözleşmeleri feshettikten sonra dışarıdan 3 tane personelin alınacağını, sigortalarını yapılacağını ve site bünyesinde çalıştırılacağı söylendi. Bu personeller sitede göreve başladı ama herhangi bir şirket adı altında değil, kayıt dışı olarak çalıştırılmaya başlandı. Benim dairem birinci katta olması nedeniyle ben A blokta oturuyorum. B bloktaki birinci katta hırsız girmiş. Ben ve eşim memur olduğumuz için kızımız evde tek. Kızımız evde tek yalnız kaldığı için özel bir güvenlik şirketiyle anlaşılması gerektiğini bunun usule kanuna haykırı olduğu bir şekilde yaparlarsa hakkımızı arayacağımızı söyledik. Onlarda “ Biz karar aldık. Siz istediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz” dediler. Bende 2019 yılında Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulundum. Bu kişiler ifadeye çağrıldı. İfadede orda çalışan insanların kendilerinin akrabası olduklarını ifade ettiler.  Bir müddet sonra SGK’ ya başvurdum. SGK müfettişleri ve denetlemeleri siteye baskın düzenleyerek bu kişileri tespit etti. Bunları tespit ettikten sonra geriye dönük ilk günden şimdiye kadar bu kişilere idari para cezası kesti. İlk etapta 114 bin lira,  İŞKURUN’da belli bir para kesileceği söylendi toplamda 200 bin liradan fazla para cezası kesileceği söylendi.”

KAVGADAN BİR GÜN ÖNCE EVİM BASILDI

Kaçak işçi çalıştırıldığı için aidat ödemediğini belirten site yöneticisi, “Ben bu kaçak çalıştırılan işçilerin döneminde onların ödemelerini yapmadım. Aidat ödemediğim dönem bu kaçak personellerin çalıştırıldığı dönem. Benim şikâyetlerimden sonra gidilip özel bir güvenlik şirketiyle anlaşıldı. Ama süreç artık resmi makamlara yansıdığı için devam etti. Haliyle bir müddet sonra idari para cezası geldi. Benden istenen aidat 3 bin TL ama 5 bin TL’ye avukat tutum. Ben onların benden istemiş olduğu parayı ödesem bu sorunları yaşamamış olacağım. Ama ben suçu ve suçluyu bilgilendirme yükümlülüğümü bildiğim için onların yapmış olduğu bu suça idrak etmedim. O parayı ödemedim çünkü faturalandıramadılar. Kaçak çalıştırılan personellerin maaşını da ne SGK’ ya ne de İŞKUR’ bildirmediler. Haliyle SGK baskınında sonra idari para ceza kesildi. Bende aynı şekilde mağdur oldum. İdari para cezasını bende ödeyeceğim. Çünkü idari para cezası tüm site sakinlerine kesildi. Hal böyle olunca toplantı mesajı bana geldi. Bir gün önceden mesaj geldi sabah toplantı yapacağız. Kat mülkiyet kanunda toplantı zamanın bir hafta ya da 15 gün önceden bildirilmesi gerekir. Ben o toplantıya katılmadım. Toplantı günü kapım çalındı. Toplantıya katılmam istendi bende katılmayacağımı söyledim. Ama çoğunluk hangi kararı alırsa ve yasalsa uyacağımı belirttim. Yasal değilse yine hukuk yoluna başvuracağımı söyledim. Toplantıda sonra benim evim basıldı. Kavgadan da bir gün önce. Kapım tekmelenip yumruklandı. “ Seni öldüreceğiz, dışarı çık, seni bur da yaşatmayacağız, bunu senin yanına bırakmayacağız.” Bir sürü tehdit ve hakaret edildi. Benim çocuklarım odada saklandı. Ben kapımı açmadım. Emniyette suç duyurusunda bulundum. 155’i aradım polis ekipleri geldi. Benim kapımı çalan ve saldıran kişilerin tespitini yapıp ve o gün buldu. Emniyette gidip şikâyette bulunduk. Hanemize saldırı olduğunu, evimizin penceresine taş atıklarının görüntüsünün olduğunu söyledik ve görüntüler savcılıkta” dedi.

BİZ DEĞİL, SİTE SAKİNLERİ SALDIRDI

Yaşan bu olay nedeniyle yakınlarının geçmiş olsun ziyaretine geldiğini dile getiren eski yönetici, “Sitenin Kamelyasında oturduk. Evimize saldıran çocuğun babası aşağı inip geldi yanımıza ve olaydan haberdar olmadığını söyledi. Olayı araştırıp öğreneceğini ve çocuklarının kendisine ait olduğunu söyledi. Adam bize çok ılımlı yaklaştı. Oğullarının yanlış bir harekette bulunduğunu ifade etti. Biz o beyefendiyle görüşürken sitede bir yoğunluk oldu. Site önünde kalabalık giderek arttı. Hedef ben ve ailemdi. Biz kamelyada otururken poliste geldi. Konuştuğumuz beyefendi de bizi bırakıp gitti. Tüm site sakinleri toplandı. Polis yanıma gelip “sizin hakkınız da şikâyet var” dedi. Ben de dedim ki yakınlarımızla kamelyada oturduk bir komşumuzla bu konuyu konuştuk ve komşumda çekip gitti. O esnada da 20- 30 kişi üzerimize geldi. Polisler araya girip onların bize saldırmasına engel olmaya çalıştı. Ama saldırmaya devam ettiler. Polisler gelmeyin diyor ama onlar üstümüze gelmeye çalışıyorlar. Bize zarar vermek istiyorlar. O esnada eşimde yanımda. Site baskınına eşimle birlikte mi gideceğim? Biz site basmadık. Onlar bize saldırdı. Zaten ben o sitede oturuyorum. Evim orada. Yanımda üç beş akrabam gelmiş bu konuyu evime saldıran kişilerin aileleriyle konuşup istişare etmek için.  Benim elimde ne keleş var, ne de pompalı tüfek. Görüntülerde de mevcut. Hal böyle olunca polis memurları karşı tarafı zapt edemedi. Sitedekiler bize saldırdı. Yukarıdaki kişiler de aşağı inip “ bunları öldürelim” dediler. Bahçede her çiçeğin dibinde bir ağaç var çiçeğe destek olsun diye. O esnada kimin eline ne geçtiyse saldırdılar bize. Bizim şahsi olarak tek bir saldırımız yok. Sadece orda kamelyanın içerisinde bekliyorduk. Olay bu şekilde cereyan etti. Bizde mevsi müdafaada bulunduk. Beni ziyarette gelen ve geçmiş olsun diyen 3-5 akrabam vardı yanımda” diye konuştu.

EŞİMİ DARP ETTİLER, RAPORUMUZ VAR

Yaşanan olay üzerine suç duyurusunda bulunduğunu kaydeden eski yönetici, “Sitenin de kameraları var. Ben Kaleşnikoflu bir insan olsam şimdi dışarıda olur muydum? Basılan kesim biziz. Bizim üzerimize geldiler, onlar saldırdılar. Arada 3 tane polisi onlar geçtiler. Polis engelini aşıp saldıran onlar ve görüntüler net. Bu görüntüler şuan savcılık makamında. Ben şuan tehlike altındayım. Benim ailem, benim düzenim şuan tehlike altında. Kaleşnikofla benim ne işim olur? Varsa ben niye dışarıdayım? Kimin elinde yakalandı. Tutanaklarda yazılan her şey doğru olur mu? Sitenin kapısından içeri gelen site sakinleri, bizi basan taraf. Biz içeride kamelyada duruyoruz. Polis bizi onlardan koruyamıyor. Şimdi bu nasıl bir baskındır? Bu olay yargıya yansımıştır. Adalet elbette ki yerini bulacaktır. Şunu söylemek istiyorum; suçsuz olan bir yönetim niye 200 bin TL ceza yedi? Ak pak olan yönetim niye ceza yedi? Ben şikâyetimi yaptığımı söylüyorum. Bir hukuksuzluk vardı. Suçu bildirme yükümlülüğüm vardır, CMK’ da. O suça katılamama yükümlülüğüm vardır. Ben o suça katılmadım ve şikâyetimi yaptım. O şikâyetin sonucunda da böyle bir şeye maruz kaldım. Yeri gelir belgelerim. Bakın Gökalp Vergi Dairesi’ne şikâyetim var, resmidir. Cumhuriyet Başsavcılığı’na 6 tane şikâyetim var, resmidir. SGK’ ya şikâyetim var, resmidir. Hiçbir şey eksik ya da yalan değildir, belgeleyebilirim, kanıtlayabilirim. SGK da zaten bunları destekler nitelikte karar aldı ve idari para cezasını uyguladı. Eşim darp edildi, burnundan darp raporu var. Ben sağlık memuruyum, eşim öğretmen. Ben kimi gidip basayım, böyle bir şey olamaz” dedi.

Kaynak: Tigris Haber

Bu haber 1221 kez okundu.
Diyarbakır - 19:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.